ÿþ<html><head><title>Turkish Gospel of Mark</title> <meta name="description" content="Gospel Songs"> <meta http-equiv="content-type" content="text/html; charset=utf-8"> <meta name="Keywords" content="jesus, christ, songs, free mp3 downloads, gospel, recordings, jesus film, bible, global recordings, language recordings, christian missions, bible translation, languages, everlasting life, eternal life, salvation, people groups, global evangelism, glad tidings, free gospel songs, christian, church, free holy bible, muslim, hindu, buddhist, jew, saviour, joshua project"> </head><body><font face=arial size=6> Turkish Gospel of Mark </font><font face=arial size=4> <p> 1:1 Tanr1'n1n Olu 0sa Mesih'le ilgili müjdenin ba_lang1c1. 2 Ye_aya peygamberin kitab1nda _öyle yaz1lm1_t1r: «Bak, habercimi senin önünden gönderiyorum; o senin yolunu haz1rlayacak.» 3 «Çölde yükselen ses, `Rab'bin yolunu haz1rlay1n, geçecei patikalar1 düzleyin' diyor.» 4 Böylece Vaftizci Yahya çölde ortaya ç1kt1. 0nsanlar1, günahlar1n1n ba1_lanmas1 için tövbe edip vaftiz olmaya ça1r1yordu. 5 Bütün Yahudiye halk1 ve Kudüslülerin hepsi ona geliyor, günahlar1n1 itiraf ediyor, onun taraf1ndan ^eria nehrinde vaftiz ediliyordu. 6 Yahya'n1n deve tüyünden giysisi, belinde deriden ku_a1 vard1. Çekirge ve yaban bal1 yerdi. 7 ^u haberi yay1yordu: «Benden sonra benden daha güçlü Olan geliyor. Eilip O'nun çar1klar1n1n ba1n1 çözmeye bile lay1k deilim. 8 Ben sizi suyla vaftiz ettim, ama O sizi Kutsal Ruh'la vaftiz edecektir.» <p> 9 O günlerde Celile'nin Nas1ra kentinden ç1k1p gelen 0sa, Yahya taraf1ndan ^eria nehrinde vaftiz edildi. 10 Tam sudan ç1karken, göklerin yar1ld11n1 ve Ruh'un güvercin gibi kendi üzerine indiini gördü. 11 Göklerden, «Sen benim sevgili Olumsun, senden ho_nudum» diyen bir ses geldi. 12 O an Ruh, 0sa'y1 çöle gönderdi. 13 0sa çölde kald11 k1rk gün boyunca ^eytan taraf1ndan s1nand1. Yabani hayvanlar aras1ndayd1 ve melekler O'na hizmet ediyordu. 14 Yahya'n1n tutuklanmas1ndan sonra 0sa, Tanr1'n1n müjdesini duyura duyura Celile'ye gitti. 15 «Zaman doldu» diyordu, «Tanr1'n1n Egemenlii yakla_t1. Tövbe edin, Müjde'ye inan1n!» 16 0sa, Celile gölünün k1y1s1ndan geçerken, göle a atmakta olan Simun ile karde_i Andreya'y1 gördü. Bu adamlar bal1kç1yd1. 17 0sa onlara, «Ard1mdan gelin, sizleri insan tutan bal1kç1lar yapaca1m» dedi. 18 Onlar da hemen alar1n1 b1rak1p O'nun ard1ndan gittiler. 19 Oradan biraz ileri gidince Zebedi'nin oullar1 Yakup'la Yuhanna'y1 gördü. Kay1kta alar1n1 onar1yorlard1. 20 0sa hemen onlar1 ça1rd1. Onlar da babalar1 Zebedi'yi i_çilerle birlikte kay1kta b1rakarak 0sa'n1n ard1ndan gittiler. <p> 21 Kefernahum'a girdiler. Sept günü olunca 0sa hemen havraya girip ders vermeye ba_lad1. 22 Halk O'nun öreti_ine _a_1p kald1. Çünkü onlara din bilginleri gibi deil, yetkili biri gibi ders veriyordu. 23-24 Tam o s1rada havralar1nda bulunan ve kötü ruha tutsak olan bir adam, «Ey Nas1ral1 0sa, bizden ne istiyorsun?» diye ba1rd1. «Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduunu biliyorum, Tanr1'n1n Kutsal1s1n sen!» 25 0sa, «Sus, ç1k o adamdan!» diyerek kötü ruhu azarlad1. 26 Kötü ruh adam1 sarst1 ve büyük bir ç1l1k atarak içinden ç1kt1. 27 Herkes _a_1p kald1. Birbirlerine, «Bu nas1l _ey?» diye sormaya ba_lad1lar. «Yepyeni bir öreti! Kötü ruhlara bile yetkiyle buyruk veriyor, onlar da sözünü dinliyorlar.» 28 Böylece 0sa'yla ilgili haberler, tüm Celile bölgesinin her yerine h1zla yay1ld1. 29 0sa havradan ç1kar ç1kmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreya'n1n evine gitti. 30 Simun'un kaynanas1 ate_ler içinde yat1yordu. Durumu hemen 0sa'ya bildirdiler. 31 O da hastaya yakla_t1, elinden tutup kald1rd1. Kad1n1n ate_i dü_tü ve kendisi onlara hizmet etmeye ba_lad1. 32 Ak_am olup güne_ bat1nca, bütün hastalar1 ve cine tutsak olanlar1 0sa'ya getirdiler. 33 Bütün kent halk1 kap1ya toplanm1_t1. 34 0sa, çe_itli hastal1klara yakalanm1_ birçok ki_iyi iyile_tirdi, birçok cini kovdu. Cinlerin konu_mas1na izin vermiyordu. Çünkü onlar kendisinin kim olduunu biliyorlard1. 35 Sabah çok erkenden, ortal1k henüz aarmadan 0sa kalkt1, evden ç1k1p 1ss1z bir yere gitti, orada dua etmeye ba_lad1. 36 Simun ile yan1ndakiler 0sa'y1 aramaya ç1kt1lar. 37 O'nu bulunca, «Herkes seni ar1yor!» dediler. 38 0sa onlara, «Ba_ka yerlere, yak1ndaki kasabalara gidelim» dedi. «Oralarda da Tanr1 sözünü duyuray1m. Bunun için ç1k1p geldim.» 39 Böylece havralar1nda Tanr1 sözünü duyurarak ve cinleri kovarak tüm Celile bölgesini dola_t1. <p> 40 0sa'ya cüzaml1 biri geldi, diz çöküp O'na _öyle yalvard1: «Eer istersen beni temiz k1labilirsin.» 41 Yürei s1zlayan 0sa, elini uzat1p adama dokundu, «0sterim, temiz ol!» dedi. 42 Adam hemen o anda cüzamdan kurtulup tertemiz oldu. 43 0sa onu s1k1ca uyararak derhal yan1ndan uzakla_t1rd1. 44 «Sak1n kimseye bir _ey söyleme!» dedi. «Git, kâhine görün ve cüzamdan temizlendiini herkese kan1tlamak için Musa'n1n buyurduu adaklar1 sun.» 45 Ne var ki, adam ç1k1p gitti, olayla ilgili haberi her tarafa yay1p duyurmaya ba_lad1. Öyle ki, 0sa art1k hiçbir kente aç1kça giremez oldu. Ancak d1_ar1da, 1ss1z yerlerde kal1yordu. Ve halk her yerden O'na ak1n ediyordu. <p> 2:1 Birkaç gün sonra 0sa tekrar Kefernahum'a geldiinde, evde olduu i_itildi. 2 O kadar çok insan topland1 ki, art1k kap1n1n önünde bile duracak yer kalmam1_t1. 0sa onlara Tanr1 sözünü anlat1yordu. 3 Bu arada O'na dört ki_inin ta_1d11 felçli bir adam1 getirdiler. 4 Kalabal1ktan O'na yakla_amad1klar1 için, bulunduu yerin üzerindeki dam1 delip açarak felçliyi üstünde yatt11 dö_ekle birlikte a_a1 indirdiler. 5 Onlar1n iman1n1 gören 0sa felçliye, «Olum, günahlar1n ba1_land1» dedi. 6-7 Orada oturmakta olan baz1 din bilginleri ise için için _öyle dü_ündüler: «Bu adam neden böyle konu_uyor? Tanr1'ya küfrediyor! Tek Tanr1'dan ba_ka kim günahlar1 ba1_layabilir?» 8 Ak1llar1ndan geçeni hemen ruhunda sezen 0sa onlara, «Akl1n1zdan neden böyle _eyler geçiriyorsunuz?» dedi. 9 «Hangisi daha kolay, felçliye, `Günahlar1n ba1_land1' demek mi, yoksa, `Kalk, dö_eini topla ve yürü' demek mi? 10-11 Ne var ki, 0nsanolu'nun yeryüzünde günahlar1 ba1_lama yetkisine sahip olduunu bilesiniz diye...» Sonra felçliye, «Sana söylüyorum, kalk, dö_eini topla ve evine git!» dedi. 12 Adam kalkt1, derhal dö_eini toplad1 ve hepsinin gözü önünde ç1k1p gitti. Herkes _a_akalm1_t1. Tanr1'y1 övüyorlar, «Böylesini hiç görmemi_tik» diyorlard1. <p> 13 0sa yine ç1k1p göl k1y1s1na gitti. Bütün halk O'nun yan1na geldi, O da onlara ders vermeye ba_lad1. 14 Yoldan geçerken, vergi toplama kulübesinde oturan Alfay olu Levi'yi gördü. Ona, «Ard1mdan gel» dedi. Levi de kalk1p 0sa'n1n ard1ndan gitti. 15 Daha sonra 0sa, Levi'nin evinde yemek yerken, birçok vergi görevlisi ve günahkâr birçok ki_i O'nunla ve örencileriyle birlikte sofraya oturmu_tu. O'nu izleyen böyle birçok ki_i vard1. 16 Ferisilerden baz1 din bilginleri, O'nu günahkârlar ve vergi görevlileriyle birlikte yemekte görünce örencilerine, «Niçin vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yemek yiyor?» diye sordular. 17 Bunu i_iten 0sa onlara, «Salamlar1n deil, hastalar1n hekime ihtiyac1 var» dedi. «Ben doru ki_ileri deil, günahkârlar1 ça1rmaya geldim.» <p> 18 Yahya'n1n örencileriyle Ferisiler oruç tutarken, baz1 ki_iler 0sa'ya gelip, «Yahya'n1n ve Ferisilerin örencileri oruç tutuyor da, senin örencilerin niçin tutmuyor?» diye sordular. 19 0sa _öyle kar_1l1k verdi: «Güvey aralar1nda olduu sürece davetliler oruç tutar m1 hiç? Güvey aralar1nda oldukça oruç tutamazlar! 20 Ama güveyin aralar1ndan al1naca1 günler gelecek, onlar i_te o zaman, o gün oruç tutacaklar. 21 Hiç kimse eski bir giysiyi çekmemi_ bir kuma_ parças1yla yamamaz. Yoksa yeni yama eski giysiden kopar ve y1rt1k daha kötü duruma gelir. 22 Hiç kimse yeni _arab1 eski tulumlara doldurmaz. Yoksa _arap tulumlar1 patlat1r, _arap da tulumlar da mahvolur. Yeni _arap yeni tulumlara doldurulur.» <p> 23 Bir Sept günü 0sa ekinler aras1ndan geçiyordu. Örencileri yolda giderken ba_aklar1 koparmaya ba_lad1lar. 24 Ferisiler 0sa'ya, «Bak, Sept günü yap1lmas1 yasak olan1 neden yap1yorlar?» dediler. 25 0sa onlara, «Davut'un, kendisi ve yan1ndakiler aç ve muhtaç kal1nca ne yapt11n1 hiç okumad1n1z m1?» diye sordu. 26 «Ba_kâhin Aviyatar'1n zaman1nda Davut, Tanr1'n1n evine girdi, kâhinlerden ba_kas1n1n yemesi yasak olan adak ekmeklerini yedi ve yan1ndakilere de verdi.» 27 Sonra onlara, «0nsan Sept günü için deil, Sept günü insan için yarat1ld1» dedi. 28 «Bu nedenle 0nsanolu Sept gününün de Rabbidir.» <p> 3:1 0sa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vard1. 2 Baz1lar1 0sa'y1 suçlamak amac1yla, Sept günü hastay1 iyile_tirecek mi diye O'nu gözlüyorlard1. 3 0sa, eli sakat olan adama, «Ayaa kalk, ortaya ç1k!» dedi. 4 Sonra havradakilere, «Kutsal Yasa'ya göre Sept günü iyilik yapmak m1 doru, kötülük yapmak m1? Can kurtarmak m1 doru, öldürmek mi?» diye sordu. Onlardan ses ç1kmad1. 5 0sa, çevresindekilere öfkeyle bakt1. Yüreklerinin kat1l11 O'nu kederlendirmi_ti. Adama, «Elini uzat!» dedi. Adam elini uzatt1, eli eskisi gibi salam oluverdi. 6 D1_ar1 ç1kan Ferisiler, 0sa'y1 yok etmek için Hirodes yanl1lar1yla hemen görü_meye ba_lad1lar. 0sa, Celile gölünün k1y1s1nda 7-8 0sa, örencileriyle birlikte göl k1y1s1na çekildi. Celile'den büyük bir kalabal1k O'nun ard1ndan geldi. Ayr1ca, O'nun bütün yapt1klar1n1 duyan büyük bir kalabal1k Yahudiye'den, Kudüs'ten, 0dumeya'dan, ^eria nehrinin ötesinden, Sur ve Sayda bölgelerinden kendisine ak1n etti. 9 0sa, kalabal11n aras1nda s1k1_1p kalmamak için örencilerine, küçük bir kay11 haz1r bulundurmalar1n1 söyledi. 10 Birçoklar1n1 iyile_tirmi_ olduundan, çe_itli hastal1klara yakalanm1_ olanlar1n hepsi O'na dokunmak için üzerine ü_ü_üyorlard1. 11 Kötü ruhlar da O'nu görünce ayaklar1na kapan1yor, «Sen Tanr1'n1n Olusun!» diye ba1r1yorlard1. 12 Ama 0sa, kim olduunu aç1klamas1nlar diye onlar1 s1k1 s1k1ya uyard1. <p> 13 0sa, daa ç1karak istedii ki_ileri yan1na ça1rd1. Onlar da yan1na gittiler. 14-19 0sa bunlardan on iki ki_iyi yan1nda bulundurmak, Tanr1 sözünü duyurmaya göndermek ve cinleri kovmaya yetkili k1lmak üzere seçti. Seçtii bu on iki ki_i _unlard1r: Petrus ad1n1 verdii Simun, Beni-Rege_, yani `GökgürültüsüOullar1' ad1n1 verdii Zebedi'nin oullar1 Yakup ve Yuhanna, Andreya, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay olu Yakup, Taday, Yurtsever Simun ve 0sa'y1 ele veren Yahuda 0skariyot. <p> 20 0sa bundan sonra eve gitti. Yine öyle büyük bir kalabal1k topland1 ki, 0sa'yla örencileri yemek bile yiyemediler. 21 Yak1nlar1 bunu duyunca, «Akl1n1 kaç1rm1_» diyerek O'nu almaya geldiler. 22 Kudüs'ten gelen din bilginleri ise, «Beelzebub O'nun içine girmi_» ve «Cinleri, cinlerin reisinin gücüyle kovuyor» diyorlard1. 23 Bunun üzerine 0sa din bilginlerini yan1na ça1r1p onlara benzetmelerle seslendi. «^eytan, ^eytan'1 nas1l kovabilir?» dedi. 24 «Bir ülke kendi içinde bölünmü_se, o ülke ayakta kalamaz. 25 Bir ev kendi içinde bölünmü_se, o ev ayakta kalamaz. 26 ^eytan da kendine kar_1 gelip kendi içinde bölünmü_se, art1k ayakta kalamaz; sonu gelmi_ demektir. 27 Hiç kimse güçlü adam1n evine girip onun mal1n1 çalamaz. Ancak önceden o güçlü adam1 balarsa, onun evini soyabilir. 28-29 Size dorusunu söyleyeyim, insanlar1n i_ledii her günah, ettii her küfür ba1_lanacak, ama Kutsal Ruh'a küfreden asla ba1_lanmayacak. Bunu yapan, asla silinmeyecek bir günah i_lemi_ olur.» 30 0sa bu sözleri, «O'nda kötü ruh var» dedikleri için söyledi. <p> 31 Daha sonra 0sa'n1n annesiyle karde_leri geldi. D1_ar1da durdular, haber gönderip O'nu ça1rd1lar. 32 0sa'n1n çevresinde oturan kalabal1ktan baz1lar1, «Bak» dediler, «annenle karde_lerin d1_ar1da, seni istiyorlar.» 33 0sa buna kar_1l1k onlara, «Kimdir annem ve karde_lerim?» dedi. 34 Sonra etraf1na, çevresinde oturanlara bak1p _öyle dedi: «0_te annem, i_te karde_lerim! 35 Tanr1'n1n isteini kim yerine getirirse, karde_im, k1zkarde_im ve annem odur.» <p> 4:1 0sa göl k1y1s1nda halka yine ders vermeye ba_lad1. Çevresinde öyle büyük bir kalabal1k topland1 ki, kendisi göldeki bir kay1a binip oturdu. Bütün kalabal1k göl k1y1s1nda, karada duruyordu. 2-3 0sa onlara benzetmelerle birçok _ey öretiyordu. Öretirken, «^unu dinleyin» dedi. «Ekincinin biri tohum ekmeye ç1km1_. 4 Ektii tohumlardan kimi yol kenar1na dü_mü_. Ku_lar gelip bunlar1 yemi_. 5 Kimi, topra1 az olan kayal1k yere dü_mü_. Toprak derin olmad11ndan hemen filizlenmi_ler. 6 Ne var ki, güne_ dounca kavrulmu_lar ve kök salamad1klar1 için kuruyup gitmi_ler. 7 Kimi, dikenler aras1na dü_mü_. Dikenler büyümü_, filizleri bomu_ ve filizler ürün verememi_. 8 Kimi ise iyi topraa dü_mü_, büyüyüpçoalm1_, ürün vermi_. Baz1s1 otuz, baz1s1 altm1_, baz1s1 da yüz kat ürün vermi_.» 9 Sonra 0sa _unu ekledi: «0_itecek kula1 olan i_itsin!» <p> 10 Onikilerle dier izleyicileri 0sa'yla yaln1z kal1nca, kendisinden benzetmelerin anlam1n1 sordular. 11 O da onlara _öyle dedi: «Tanr1'n1n Egemenliinin s1rr1 sizlere aç1kland1, ama d1_ar1da olanlara her _ey benzetmelerle anlat1l1r. 12 Öyle ki, `Bak1p bak1p görmesinler, duyup duyup anlamas1nlar da, dönüp ba1_lanmas1nlar.'» <p> 13 0sa sonra onlara, «Siz bu benzetmeyi anlam1yor musunuz?» dedi. «Öyleyse bütün dier benzetmeleri nas1l anlayacaks1n1z? 14 Ekincinin ektii, Tanr1 sözüdür. 15 Baz1 insanlar sözün ekildii yerde yol kenar1na dü_en tohumlara benzer. Bunlar sözü i_itir i_itmez, ^eytan gelir, yüreklerine ekilen sözü al1r götürür. 16-17 Kayal1k yerlere ekilenler ise, i_ittikleri sözü hemen sevinçle kabul eden, ama kök salamad1klar1 için ancak bir süre dayanan ki_ilerdir. Böyleleri Tanr1 sözünden ötürü s1k1nt1 ya da zulme uray1nca hemen sendeleyip dü_erler. 18-19 Yine baz1lar1 dikenler aras1nda ekilen tohumlara benzerler. Bunlar sözü i_itirler, ama dünyasal kayg1lar, zenginliin aldat1c1l11 ve daha ba_ka hevesler araya girip sözü boar ve ürün vermesini engeller. 20 0yi topraa ekilenler ise, sözü i_iten, onu benimseyen, kimi otuz, kimi altm1_, kimi de yüz kat ürün veren ki_ilerdir.» <p> 21 Onlara, «Kandili, tah1l ölçeinin ya da yata1n alt1na koymak için mi getirirler?» dedi. «Kandillie koymak için deil mi? 22 Gizli olan ne varsa, aç1a ç1kar1lmak üzere gizlenmi_tir; sakl1 olan ne varsa, ayd1nl1a ç1kmak üzere saklanm1_t1r. 23 0_itecek kula1 olan i_itsin!» 24 0sa _öyle devam etti: «0_ittiklerinize dikkat edin! Hangi ölçekle ölçerseniz, size de ayn1 ölçek uygulanacak. Hatta size daha fazlas1 verilecek. 25 Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, kendisinde olan da elinden al1nacak.» <p> 26 Sonra 0sa _öyle dedi: «Tanr1'n1n Egemenlii, topraa tohum saçan adama benzer. 27 Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nas1l olduunu bilmez ama, tohum filizlenir, geli_ir. 28 Toprak kendiliinden ürün verir. Önce filizi, sonra ba_a1, sonunda da ba_a1 dolduran taneleri verir. 29 Ürün olgunla_1nca, adam hemenora1 vurur. Çünkü ürünü biçme zaman1 gelmi_tir.» <p> 30 0sa sonra _öyle dedi: «Tanr1'n1n Egemenliini neye benzetelim, nas1l bir benzetmeyle anlatal1m? 31-32 Tanr1'n1n Egemenlii, hardal tanesine benzer. Hardal, yeryüzünde topraa ekilen tüm tohumlar1n en küçüü olmakla birlikte, ekildikten sonra geli_ir, tüm bahçe bitkilerinin boyunu a_ar. Öylesine dal budak salar ki, gökte uçan ku_lar gölgesinde bar1nabilir.» 33 0sa, Tanr1 sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halk1n anlayabildii ölçüde anlat1rd1. 34 Benzetme kullanmadan onlara hiçbir _ey anlatmazd1. Ama kendi örencileriyle yaln1z kald11nda, onlara her _eyi aç1klard1. <p> 35 O gün ak_am olunca örencilerine, «Kar_1 yakaya geçelim» dedi. 36 Örenciler kalabal11 geride b1rakarak 0sa'y1, içinde bulunduu kay1kla götürdüler. Yan1nda ba_ka kay1klar da vard1. 37 Bu s1rada büyük bir f1rt1na koptu. Dalgalar kay1a öyle sald1r1yordu ki, kay1k neredeyse suyla dolmu_tu. 38 0sa, kay11n k1ç taraf1nda bir yast1a yaslanm1_ uyuyordu. Örenciler O'nu uyand1r1p, «Öretmenimiz, bat1yoruz! Hiç ald1rm1yor musun?» dediler. 39 0sa kalk1p rüzgâr1 azarlad1, göle, «Sus, sakin ol!» dedi. Rüzgâr dindi, ortal1k sütliman oldu. 40 0sa örencilerine, «Neden bu kadar korkaks1n1z? Hâlâ iman1n1z yok mu?» dedi. 41 Onlar ise büyük korku içinde birbirlerine, «Bu adam kim ki, rüzgâr da göl de O'nun sözünü dinliyor?» dediler. <p> 5:1 Gölün kar_1 yakas1na, Gerasal1lar1n memleketine vard1lar. 2 0sa kay1ktan iner inmez, kötü ruha tutsak olan bir adam mezarl1k maaralardan ç1k1p O'nu kar_1lad1. 3 Mezarlar1n içinde ya_ayan bu adam1 art1k kimse zincirle bile bal1 tutam1yordu. 4 Birçok kez zincirler ve ayak köstekleriyle baland11 halde, zincirleri koparm1_, köstekleri parçalam1_t1. Hiç kimse onunla ba_a ç1kam1yordu. 5 Gece gündüz mezarlarda, dalarda ba1r1p duruyor, kendi kendini ta_larla yaral1yordu. 6 Uzaktan 0sa'y1 görünce ko_up geldi, O'nun önünde yere kapand1. 7 Yüksek sesle hayk1rarak, «Ey 0sa, yüce Tanr1'n1n Olu, benden ne istiyorsun? Tanr1 hakk1 için sana yalvar1r1m, bana i_kence etme!» dedi. 8 Çünkü 0sa, «Ey kötü ruh, adam1n içinden ç1k!» demi_ti. 9 Sonra 0sa adama, «Ad1n ne?» diye sordu. «Ad1m Tümen. Çünkü say1m1z çok» dedi. 10 Ruhlar1 o bölgeden ç1karmamas1 için 0sa'ya yalvar1p yakard1. 11 Orada, da1n yamac1nda otlayan büyük bir domuz sürüsü vard1. 12 Kötü ruhlar 0sa'ya, «Bizi _u domuzlara gönder, onlara girelim» diye yalvard1lar. 13 0sa'n1n izin vermesi üzerine kötü ruhlar adamdan ç1k1p domuzlar1n içine girdiler. Yakla_1k iki bin domuzdan olu_an sürü, dik yamaçtan a_a1 ko_u_arak göle atlay1p bouldu. 14 Domuzlar1 güdenler kaç1p kentte ve köylerde olay1n haberini yayd1lar. Halk olup biteni görmeye ç1kt1. 15 0sa'n1n yan1na geldiklerinde, önceleri bir tümen cine tutsak olan adam1 giyinmi_, akl1 ba_1na gelmi_, oturmu_ görünce korktular. 16 Olay1 görenler, cinli adama olanlar1 ve domuzlar1n ba_1na gelenleri halka anlatt1lar. 17 Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayr1lmas1 için 0sa'ya yalvarmaya ba_lad1. 18 0sa kay1a binerken, önceleri cine tutsak olan adam O'na, «Seninle geleyim» diye yalvard1. 19 Ama 0sa adama izin vermedi. Ona, «Evine, yak1nlar1n1n yan1na dön» dedi. «Rab'bin senin için neler yapt11n1, sana nas1l merhamet ettiini onlara anlat.» 20 Adam da gitti, 0sa'n1n kendisi için neler yapt11n1 Dekapolis'te duyurmaya ba_lad1. Anlatt1klar1na herkes _a_1p kal1yordu. <p> 21 0sa kay1kla kar_1 yakaya dönünce, çevresinde büyük bir kalabal1k topland1. Kendisi gölün k1y1s1nda duruyordu. 22-23 Bu s1rada havra yöneticilerinden Yair ad1nda biri geldi. 0sa'y1 görünce ayaklar1na kapand1, «Küçük k1z1m can çeki_iyor. Gelip ellerini onun üzerine koy da kurtulsun, ya_as1n!» diye yalvard1. 24 0sa adamla birlikte gitti. 0sa'n1n ard1ndan giden büyük bir kalabal1k da O'nu dört bir yandan s1k1_t1r1yordu. 25 Orada, on iki y1ld1r kanamas1 olan bir kad1n vard1. 26 Bir sürü hekimin elinden çok çekmi_, tüm var1n1 younu harcam1_, ama iyile_eceine daha da kötüle_mi_ti. 27 Kad1n, 0sa hakk1nda anlat1lanlar1 duymu_tu. Bu nedenle, kalabal1kta O'nun arkas1ndan gelip giysisine dokundu. 28 0çinden, «Giysilerine bile dokunsam kurtulaca1m» diyordu. 29 Hemen o anda kanamas1 kesiliverdi. Kad1n, bedeninin derinliinde 1st1raptan kurtulduunu hissetti. 30 0sa ise, kendisinden bir gücün ak1p gittiini hemen anlad1. Kalabal11n ortas1nda dönüp, «Giysilerime kim dokundu?» diye sordu. 31 Örencileri O'na, «Seni s1k1_t1ran kalabal11 görüyorsun! Nas1l oluyor da, `Bana kim dokundu' diye soruyorsun?» dediler. 32 0sa bunu yapm1_ olan1 görmek için çevresine bak1nd1. 33 Kad1n da kendisindeki dei_iklii biliyordu. Korkuyla titreyerek geldi, 0sa'n1n ayaklar1na kapand1 ve O'na tüm gerçei anlatt1. 34 0sa ona, «K1z1m» dedi, «iman1n seni kurtard1. Esenlikle git. Ist1rab1n son bulsun.» 35 0sa daha konu_urken, havra yöneticisinin evinden adamlar geldi. Yöneticiye, «K1z1n öldü» dediler. «Öretmeni neden hâlâ rahats1z ediyorsun?» 36 0sa bu sözlere ald1rmadan havra yöneticisine, «Korkma, sadece iman et!» dedi. 37 0sa, Petrus, Yakup ve Yakup'un karde_i Yuhanna'dan ba_ka hiç kimsenin kendisiyle birlikte gitmesine izin vermedi. 38 Havra yöneticisinin evine vard1klar1nda 0sa, ac1 ac1 alay1p feryat edengürültülü bir kalabal1kla kar_1la_t1. 39 0çeri girerek onlara, «Niye gürültü edip al1yorsunuz?» dedi. «Çocuk ölmedi, sadece uyuyor.» 40 Onlar ise kendisiyle alay ettiler. Ama 0sa hepsini d1_ar1 ç1kard1ktan sonra çocuun annesini babas1n1 ve kendisiyle birlikte olanlar1 al1p çocuun bulunduu odaya girdi. 41 Çocuun elinden tutarak ona, «Talita kumi!» dedi. Bu söz, `K1z1m, sana söylüyorum, kalk' demektir. 42 On iki ya_1nda olan k1z hemen ayaa kalkt1, yürümeye ba_lad1. Oradakileri derin bir _a_k1nl1k ald1. 43 0sa, «Bunu kimse bilmesin» diyerek onlar1 s1k1 s1k1ya uyard1 ve k1za yiyecek bir _ey verilmesini buyurdu. <p> 6:1 0sa oradan ayr1larak kendi memleketine gitti. Örencileri de ard1ndan gittiler. 2 Sept günü olunca 0sa havrada ders vermeye ba_lad1. Söylediklerini i_iten birçok ki_i _a_1p kald1. «Bu adam bunlar1 nereden örendi?» diye soruyorlard1. «Kendisine verilen bu bilgelik nedir? Nas1l böyle mucizeler yapabiliyor? 3 Meryem'in olu, Yakup, Yose, Yahuda ve Simun'un karde_i olan marangoz deil mi bu? K1zkarde_leri burada, aram1zda ya_am1yor mu?» Ve gücenip O'nu reddettiler. 4 0sa da onlara, «Bir peygamber, kendi memleketinden, akraba çevresinden ve kendi evinden ba_ka yerde hor görülmez» dedi. 5 Orada birkaç hastay1, üzerlerine ellerini koyarak iyile_tirmekten ba_ka hiçbir mucize yapamad1. 6 Halk1n imans1zl11na _a_1yordu. <p> 0sa, çevredeki köyleri dola_1p ders veriyordu. 7 On iki örencisini yan1na ça1rd1 ve onlar1 iki_er iki_er halk aras1na göndermeye ba_lad1. Onlara, kötü ruhlar1 kovma yetkisini verdi. 8 Yolculuk için yanlar1na denekten ba_ka bir _ey almamalar1n1 söyledi. Ne ekmek, ne torba, ne de ku_aklar1nda para götüreceklerdi. 9 Onlara çar1k giymelerini söyledi. Ama, «0ki mintan giymeyin» dedi. 10 «Bir yere gittiiniz zaman, oradan ayr1l1ncaya dek hep ayn1 evde kal1n» diye devam etti. 11 «0nsanlar1n sizi kabul etmedikleri, sizi dinlemedikleri bir yerden ayr1l1rken, onlara uyar1 olsun diye aya1n1z1n alt1ndaki tozu silkin!» 12 Böylece örenciler yola ç1k1p insanlar1 tövbeye ça1rmaya ba_lad1lar. 13 Birçok cin kovdular; birçok hastay1, üzerlerine ya sürerek iyile_tirdiler. <p> 14 Kral Hirodes de olup bitenleri duydu. Çünkü 0sa'n1n ünü her tarafa yay1lm1_t1. Baz1lar1, «Bu adam, ölümden dirilmi_ olanVaftizci Yahya'd1r. Olaanüstü güçlerin O'nda etkin olmas1n1n nedeni de budur» diyordu. 15 Ba_kalar1, «O 0lyas't1r» diyor, yine ba_kalar1, «Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir» diyordu. 16 Hirodes bunlar1 duyunca, «Ba_1n1 kestirdiim Yahya dirilmi_tir!» dedi. 17-18 Hirodes'in kendisi, karde_i Filipus'un kar1s1 Hirodiya'n1n yüzünden adam gönderip Yahya'y1 tutuklatm1_, zindana att1r1p zincire vurdurmu_tu. Çünkü Hirodes bu kad1nla evlenince Yahya ona, «Karde_inin kar1s1yla evlenmen Kutsal Yasa'ya ayk1r1d1r» demi_ti. 19 Hirodiya bu yüzden Yahya'ya kin balam1_t1; onu öldürtmek istiyor, ama ba_aram1yordu. 20 Çünkü Yahya'n1n doru ve kutsal bir adam olduunu bilen Hirodes ondan korkuyor ve onu koruyordu. Yahya'y1 dinledii zaman büyük bir _a_k1nl1k içinde kal1yor, yine de onu dinlemekten zevk al1yordu. 21 Ne var ki, Hirodes'in kendi doum gününde saray büyükleri, komutanlar ve Celile'nin ileri gelenleri için verdii _ölende beklenen f1rsat dodu. 22 Hirodiya'n1n k1z1 içeri girip dans etti. Bu, Hirodes'le konuklar1n1n ho_una gitti. Kral genç k1za, «Dile benden, ne dilersen veririm» dedi. 23 Ant içerek, «Benden ne dilersen, krall11m1n yar1s1 da olsa, veririm» dedi. 24 K1z d1_ar1 ç1k1p annesine, «Ne isteyeyim?» diye sordu. «Vaftizci Yahya'n1n ba_1n1 iste» dedi annesi. 25 K1z derhal ko_up kral1n yan1na girdi, «Vaftizci Yahya'n1n ba_1n1 bir tepsi üzerinde hemen bana vermeni istiyorum» diyerek dileini aç1klad1. 26 Kral buna çok üzüldüyse de, konuklar1n1n önünde içtii anttan ötürü k1z1 reddetmek istemedi. 27 Derhal bir cellat gönderip Yahya'n1n ba_1n1 getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahya'n1n ba_1n1 kesti. 28 Kesik ba_1 bir tepsi üzerinde getirip genç k1za verdi, k1z da annesine götürdü. 29 Yahya'n1n örencileri bunu duyunca gelip cesedi ald1lar ve mezara koydular. <p> 30 Elçiler, 0sa'n1n yan1na dönerek yapt1klar1 ve örettikleri her _eyi O'na anlatt1lar. 31 0sa onlara, «Gelin, tek ba_1m1za tenha bir yere gidelim de biraz dinlenin» dedi. Gelen giden öyle çoktu ki, yemek yemeye bile vakit bulam1yorlard1. 32 Kay1a binip tek ba_lar1na tenha bir yere doru yol ald1lar. 33 Gittiklerini gören birçok ki_i onlar1 tan1d1. Halk civardaki bütün kentlerden yaya olarak yola dökülüp onlardan önce oraya vard1. 34 0sa kay1ktan inince büyük bir kalabal1kla kar_1la_t1. Çobans1z koyunlara benzeyen bu insanlara ac1d1 ve onlara birçok konuda ders vermeye ba_lad1. 35-36 Vakit iyice ilerleyince, örencileri O'nun yan1na gelip dediler ki, «Buras1 1ss1z bir yer, vakit de çok geç. Halk1 sal1ver de çevredeki çiftlik ve köylere gidip kendilerine yiyecek als1nlar.» 37 0sa ise, «Onlara siz yiyecek verin» diye kar_1l1k verdi. Örenciler 0sa'ya, «Gidip iki yüz dinarl1k ekmek al1p onlara yedirelim mi yani?» diye sordular. 38 0sa onlara, «Kaç ekmeiniz var, gidin bak1n» dedi. Örenip geldiler, «Be_ ekmekle iki bal11m1z var» dediler. 39 0sa onlara, herkesi küme küme ye_il çimenlerin üzerine oturtmalar1n1 buyurdu. 40 Halk yüzer elli_er ki_ilik bölükler halinde oturdu. 41 0sa, be_ ekmekle iki bal11 ald1, gözlerini göe dikerek _ükran duas1n1 yapt1; sonra ekmekleri böldü ve halka da1tmalar1 için örencilerine verdi. 0ki bal11 da hepsinin aras1nda payla_t1rd1. 42-43 Herkes yiyip doyduktan sonra on iki sepet dolusu ekmek ve bal1k art11 toplad1lar. 44 Yemek yiyen erkeklerin say1s1 be_ bin kadard1. <p> 45 Bundan hemen sonra 0sa, örencilerine, kay1a binip kendisinden önce kar_1 yakada bulunan Beytsayda'ya geçmelerini buyurdu. Bu arada kendisi halk1 evlerine gönderecekti. 46 Onlar1 uurlad1ktan sonra, dua etmek için daa ç1kt1. 47-48 Ak_am olduunda, kay1k gölün ortas1na varm1_t1. Yaln1z ba_1na karada kalm1_ olan 0sa, örencilerinin kürek çekmekte çok zorland1klar1n1 gördü. Çünkü rüzgâr onlara kar_1 esiyordu. Sabaha kar_1 0sa, gölün üstünde yürüyerek onlara yakla_t1. Yanlar1ndan geçip gidecekti. 49 Onlar ise, gölün üstünde yürüdüünü görünce O'nu hayalet sanarak bar1_t1lar. 50 Hepsi O'nu görmü_ ve deh_ete kap1lm1_t1. Ama kendisi hemen onlara seslenerek, «Cesur olun! Ben'im, korkmay1n!» dedi. 51 0sa kay1a binip onlara kat1l1nca rüzgâr dindi. Onlar ise tam bir _a_k1nl1k içindeydiler. 52 Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamam1_lard1; zihinleri körle_mi_ti. <p> 53 0sa'yla örencileri kar_1 yakaya vard1klar1nda Ginesar'da karaya ç1k1p kay11 balad1lar. 54 Onlar kay1ktan inince, halk 0sa'y1 hemen tan1d1. 55 Baz1lar1 ko_a ko_a tüm yöreyi dola_t1. 0sa'n1n bulunduu yeri örenenler, hastalar1 dö_ekler üzerinde oraya götürmeye ba_lad1lar. 56 Köy olsun, kent ya da çiftlik olsun, 0sa'n1n gittii her yerde, hastalar1 yollara yat1r1yorlar, sadece giysisinin eteine dokunmalar1na izin vermesi için yalvar1yorlard1. Dokunanlar1n hepsi de iyile_ti. <p> 7:1 Kudüs'ten gelen Ferisiler ve baz1 din bilginleri, 0sa'n1n çevresinde topland1lar. 2 O'nun örencilerinden baz1lar1n1n murdar, yani y1kanmam1_ ellerle yemek yediklerini gördüler. 3 Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalar1n1n gelenei uyar1nca ellerini iyice y1kamadan yemek yemezler. 4 Keza, çar_1dan dönünce, y1kanmadan yemek yemezler. Ayr1ca kâse, testi ve bak1r kaplar1n y1kanmas1yla ilgili ba_ka birçok gelenee de uyarlar. 5 Ferisiler ve din bilginleri 0sa'ya, «Senin örencilerin neden atalar1m1z1n geleneine uymuyorlar, niçin murdar ellerle yemek yiyorlar?» diye sordular. 6 0sa onlara _öyle cevap verdi: «Ye_aya'n1n siz ikiyüzlülerle ilgili peygamberlik sözü ne dorudur! Yazm1_ olduu gibi, `Bu halk, dudaklar1yla beni sayar, ama yürekleri benden uzakt1r. 7 Bana bo_una taparlar. Çünkü örettikleri, sadece insan kurallar1d1r.' 8 Siz Tanr1 buyruunu bir yana b1rakm1_, insan geleneine uyuyorsunuz.» 9 0sa onlara ayr1ca _unu söyledi: «Kendi geleneinizi sürdürmek için Tanr1 buyruunu bir kenara itmeyi ne de güzel beceriyorsunuz! 10 Musa, `Annene babana sayg1 göster' ve, `Annesine ya da babas1na söven mutlaka ölümle cezaland1r1ls1n' diye buyurmu_tu. 11-12 Ama siz, `Eer bir adam annesine ya da babas1na, benden alaca1n tüm maddi yard1m kurband1r, yani Tanr1'ya adanm1_t1r derse, art1k annesi ya da babas1 için bir _ey yapmas1na izin yok' diyorsunuz. 13 Böylece ku_aktan ku_aa aktard11n1z geleneklerle Tanr1'n1n sözünü geçersiz k1l1yorsunuz. Buna benzer daha birçok _ey yap1yorsunuz.» 14 0sa, halk1 yine yan1na ça1r1p onlara, «Hepiniz beni dinleyin ve _unu belleyin» dedi. 15-16 «0nsan1n d1_1nda olup içine giren hiçbir _ey onu kirletemez. 0nsan1 kirleten, insan1n içinden ç1kand1r.» 17 0sa kalabal11 b1rak1p eve girince, örencileri O'na bu benzetmenin anlam1n1 sordular. 18 O da onlara, «Demek siz de anlam1yorsunuz, öyle mi?» dedi. «D1_ar1dan insan1n içine giren hiçbir _eyin onu kirletemeyeceini bilmiyor musunuz? 19 D1_tan giren, insan1n yüreine deil, midesine gider, oradan da ayakyoluna at1l1r.» 0sa bu sözlerle, tüm yiyeceklerin temiz olduunu bildirmi_ oluyordu. 20 0sa _öyle devam etti: «0nsan1 kirleten, insan1n içinden ç1kand1r. 21-22 Çünkü kötü dü_ünceler, cinsel ahlaks1zl1k, h1rs1zl1k, cinayet, zina, açgözlülük, kötülük, hile, sefahat, k1skançl1k, iftira, kibir ve ak1ls1zl1k içten, insan1n yüreinden kaynaklan1r. 23 Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklan1r ve insan1 kirletir.» <p> 24 0sa oradan ayr1larak Sur ve Sayda bölgesine gitti. Burada bir eve girdi. Kimsenin bunu bilmesini istemiyordu, ama gizlenemedi. 25 Küçük k1z1 kötü ruha tutsak olan bir kad1n, 0sa'yla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklar1na kapand1. 26 Yahudi olmayan bu kad1n Suriye-Fenike 1rk1ndand1. K1z1ndan cini kovmas1 için 0sa'ya rica etti. 27 0sa ona, «B1rak, önce çocuklar doysunlar» dedi. «Çocuklar1n ekmeini al1p köpeklere atmak doru deildir.» 28 Kad1n buna kar_1l1k, «Hakl1s1n, Rab» dedi. «Ama köpekler de sofran1n alt1nda çocuklar1n ekmek k1r1nt1lar1n1 yer.» 29 0sa ona, «Söylediin bu sözün hat1r1 için git, cin k1z1ndan ç1km1_ bulunuyor» dedi. 30 Kad1n evine gittiinde çocuunu cinden kurtulmu_, yatakta yatarbuldu. <p> 31 Sur bölgesinden ayr1lan 0sa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortas1ndan geçerek tekrar Celile gölüne geldi. 32 Ona sa1r ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koymas1 için yalvard1lar. 33 0sa adam1 kalabal1ktan ay1r1p bir yana çekti. Parmaklar1n1 adam1n kulaklar1na soktu, tükürüp onun diline dokundu. 34 Sonra göe bakarak içini çekti ve adama, «Effata», yani «Aç1l!» dedi. 35 Adam1n kulaklar1 hemen aç1ld1, dili çözüldü ve düzgün bir _ekilde konu_maya ba_lad1. 36 0sa orada bulunanlar1, bunu kimseye söylememeleri için uyard1. Ama onlar1 ne kadar uyard1ysa, onlar haberi o kadar çok yayd1lar. 37 Halk büyük bir hayret içinde kalm1_t1. «Yapt11 her _ey mükemmel. Sa1rlar1n kulaklar1n1 aç1yor, dilsizleri konu_turuyor!» diyorlard1. <p> 8:1-2 O günlerde yine büyük bir kalabal1k toplanm1_t1. Yiyecek bir _eyleri olmad11 için 0sa örencilerini yan1na ça1r1p, «Halka ac1yorum» dedi. «Üç gündür yan1mdalar ve yiyecek hiçbir _eyleri yok. 3 Onlar1 aç aç evlerine gönderirsem, yolda bay1l1rlar. Hem baz1lar1 uzak yoldan geliyor.» 4 Örencileri buna kar_1l1k, «Böyle 1ss1z bir yerde bu kadar ki_iyi doyuracak ekmei insan nereden bulabilir?» dediler. 5 0sa, «Kaç ekmeiniz var?» diye sordu. «Yedi tane» dediler. 6 Bunun üzerine 0sa, halka yere oturmalar1n1 buyurdu. Sonra yedi ekmei ald1, _ükredip bunlar1 böldü, da1tmalar1 için örencilerine verdi. Onlar da halka da1tt1lar. 7 Birkaç küçük bal1klar1 da vard1. 0sa _ükran duas1n1 yap1p bunlar1 da da1tmalar1n1 söyledi. 8 Herkes yiyip doyduktan sonra yedi küfe dolusu yemek art11 toplad1lar. 9-10 Orada yakla_1k dört bin ki_i vard1. 0sa onlar1 sal1verdikten sonra örencileriyle birlikte hemen kay1a binip Dalmanuta taraflar1na geçti. <p> 11 Ferisiler gelip 0sa'yla tart1_maya ba_lad1lar. O'nu s1namak amac1yla gökten bir belirti göstermesini istediler. 12 0sa içten bir ah çekerek, «Bu ku_ak neden bir belirti istiyor?» dedi. «Size dorusunu söyleyeyim, bu ku_aa hiçbir belirti gösterilmeyecek.» 13 Sonra onlar1 orada b1rak1p yine kay1a bindi ve kar_1 yakaya yöneldi. 14 Örenciler ekmek almay1 unutmu_lard1. Kay1kta, yanlar1nda bir tek ekmek vard1. 15 0sa onlara _u uyar1da bulundu: «Dikkatli olun, Ferisilerin mayas1ndan ve Hirodes'in mayas1ndan sak1n1n!» 16 Onlar ise kendi aralar1nda, «Ekmeimiz olmad11 için böyle diyor» _eklinde konu_tular. 17 Bunun fark1nda olan 0sa, «Ekmeiniz yok diye ne konu_up duruyorsunuz?» dedi. «Hâlâ ak1l erdiremiyor, anlam1yor musunuz? Zihniniz körle_ti mi? 18-19 Gözleriniz olduu halde görmüyor musunuz? Kulaklar1n1z olduu halde i_itmiyor musunuz? Hat1rlam1yor musunuz, be_ ekmei be_ bin ki_iye bölü_türdüümde kaç sepet dolusu yemek art11 toplad1n1z?» «On iki» dediler. 20 «Yedi ekmei dört bin ki_iye bölü_türdüümde kaç küfe dolusu yemek art11 toplad1n1z?» «Yedi» dediler. 21 0sa onlara, «Hâlâ anlam1yor musunuz?» dedi. <p> 22 0sa ile örencileri Beytsayda'ya geldiler. Orada baz1 ki_iler 0sa'ya kör bir adam getirip ona dokunmas1 için yalvard1lar. 23 0sa körün elinden tutarak onu köyün d1_1na ç1kard1. Gözlerine tükürüp ellerini üzerine koydu ve, «Bir _ey görüyor musun?» diye sordu. 24 Adam ba_1n1 kald1r1p, «0nsanlar görüyorum» dedi, «aaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.» 25 Sonra 0sa ellerini yeniden adam1n gözleri üzerine koydu. Adam gözlerini açt1, bakt1; iyile_mi_ ve her _eyi aç1k seçik görmeye ba_lam1_t1. 26 0sa, «Köye bile girme!» diyerek onu evine gönderdi. <p> 27 0sa, örencileriyle birlikte Filipus Sezariyesi'ne bal1 köylere gitti. Yolda örencilerine, «Halk, benim kim olduumu söylüyor?» diye sordu. 28 Örencileri O'na _u kar_1l11 verdiler: «Vaftizci Yahya diyorlar. Ama kimi 0lyas, kimi de peygamberlerden biri olduunu söylüyor.» 29 O da onlara, «Ya siz, ben kimim dersiniz?» diye sordu. Petrus, «Sen Mesih'sin» cevab1n1 verdi. 30 Bunun üzerine 0sa bu konuda kimseye bir _ey söylememeleri için onlar1 uyard1. <p> 31 0sa, 0nsanolu'nun çok ac1 çekmesi, ihtiyarlar, ba_kâhinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üç gün sonra dirilmesi gerektiini onlara anlatmaya ba_lad1. 32 Bunlar1 aç1kça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus O'nu bir kenara çekip azarlamaya ba_lad1. 33 Ama 0sa dönüp dier örencilerine bakt1. Petrus'u azarlayarak, «Çekil önümden, ^eytan!» dedi. «Senin dü_üncelerin Tanr1'n1n deil, insan1n dü_ünceleridir.» 34 Örencileriyle birlikte halk1 da yan1na ça1r1p _öyle konu_tu: «Ard1mdan gelmek isteyen, kendini inkâr etsin, çarm1h1n1 yüklenip beni izlesin. 35 Can1n1 kurtarmak isteyen onu yitirecek; can1n1 benimve Müjde'nin uruna yitiren ise onu kurtaracakt1r. 36 0nsan bütün dünyay1 kazan1p da can1ndan olursa, bunun kendisine ne yarar1 olur? 37 0nsan, kendi can1na kar_1l1k ne verebilir? 38 Bu vefas1z ve günahkâr ku_a1n ortas1nda, kim benden ve benim sözlerimden utan1rsa, 0nsanolu da, Babas1n1n görkemi içinde kutsal meleklerle birlikte geldiinde o ki_iden utanacakt1r.» 9:1 0sa, «Size dorusunu söyleyeyim» diye devam etti, «burada bulunanlar aras1nda, Tanr1 Egemenliinin güçlü biçimde gerçekle_tiini görmeden ölümü tatmayacak olanlar var.» <p> 2 Alt1 gün sonra 0sa, yan1na yaln1z Petrus, Yakup ve Yuhanna'y1 alarak yüksek bir daa ç1kt1. Orada, gözlerinin önünde 0sa'n1n görünümü dei_ti. 3 Giysileri göz kama_t1r1c1 bir beyazl1a büründü; yeryüzünde hiçbir çama_1rc1n1n eri_emeyecei bir beyazl1kt1 bu. 4 O anda Musa'yla 0lyas örencilere göründü. 0sa'yla konu_uyorlard1. 5 Petrus 0sa'ya, «Rabbî, burada bulunmam1z ne iyi oldu! Üç çardak kural1m: biri sana, biri Musa'ya, biri de 0lyas'a» dedi. 6 Ne söyleyeceini bilmiyordu. Çünkü çok korkmu_lard1. 7 Bu s1rada bir bulut gelip onlar1 gölgeledi. Buluttan gelen bir ses, «Sevgili Olum budur, O'nu dinleyin!» dedi. 8 Örenciler birden çevrelerine bakt1lar, ama bu kez yanlar1nda 0sa'dan ba_ka kimseyi göremediler. 9 Dadan inerlerken 0sa onlar1, 0nsanolu ölümden dirilmeden orada gördüklerini hiç kimseye söylememeleri için uyard1. 10 Bu uyar1ya uymakla birlikte kendi aralar1nda, «Ölümden dirilmek ne demek?» diye tart1_1p durdular. 11 0sa'ya, «Din bilginleri neden önce 0lyas'1n gelmesi gerektiini söylüyorlar?» diye sordular. 12 O da onlara _öyle dedi: «Gerçekten de önce 0lyas gelir ve her _eyi yeniden düzene koyar. Ama nas1l oluyor da 0nsanolu'nun çok ac1 çekecei ve hiçe say1laca1 yaz1lm1_t1r? 13 Size _unu söyleyeyim, 0lyas geldi bile, ve onun hakk1nda yaz1lm1_ olduu gibi, ona yapmad1klar1n1 b1rakmad1lar.» <p> 14 Öteki örencilerin yan1na döndüklerinde, onlar1n çevresinde büyük bir kalabal11n topland11n1, birtak1m din bilginlerinin onlarla tart1_t11n1 gördüler. 15 Kalabal1k 0sa'y1 görünce büyük bir _a_k1nl1a kap1ld1 ve ko_up O'nu selamlad1. 16 0sa örencilerine, «Onlarla ne tart1_1yorsunuz?» diye sordu. 17 Halktan biri O'na, «Öretmenim» diye kar_1l1k verdi, «dilsiz bir ruha tutsak olan olumu sana getirdim. 18 Ruh onu nerede yakalarsa yere çarp1yor. Çocuk az1ndan köpükler saç1yor, di_lerini g1c1rdat1yor ve kaskat1 kesiliyor. Ruhu kovmalar1 için örencilerine ba_vurdum, ama ba_aramad1lar.» 19 0sa onlara, «Ey imans1z ku_ak!» dedi. «Sizinle daha ne kadar kalaca1m? Size daha ne kadar katlanaca1m? Getirin çocuu bana!» 20 Çocuu kendisine getirdiler. Ruh, 0sa'y1 görür görmez çocuu _iddetle sarst1; çocuk yere dü_tü, az1ndan köpükler saçarak yuvarlanmaya ba_lad1. 21 0sa çocuun babas1na, «Bu hal çocuun ba_1na geleli ne kadar oldu?» diye sordu. «Küçüklüünden beri böyle» dedi babas1. 22 «Üstelik ruh onu öldürmek için birçok kez ate_e ya da suya att1. Elinden bir _ey gelirse, bize yard1m et, halimize ac1!» 23 0sa ona, «Elimden gelirse mi? 0man eden biri için her _ey mümkün!» dedi. 24 Çocuun babas1 hemen, «0man ediyorum, imans1zl11m1 yenmeme yard1m et!» diye feryat etti. 25 0sa, halk1n ko_u_up geldiini görünce kötü ruhu azarlayarak, «Sana buyuruyorum, dilsiz ve sa1r ruh, çocuun içinden ç1k ve ona bir daha girme!» dedi. 26 Bunun üzerine ruh bir ç1l1k att1 ve çocuu _iddetle sarsarak ç1kt1. Çocuk ölü gibi hareketsiz kald1, öyle ki oradakilerin birçou, «Öldü!» diyordu. 27 Ama 0sa elinden tutup kald1r1nca, çocuk ayaa kalkt1. 28 0sa eve girdikten sonra örencileri özel olarak O'na, «Biz kötü ruhu neden kovamad1k?» diye sordular. 29 0sa onlara, «Bu tür ruhlar ancak duayla kovulabilir» cevab1n1 verdi. <p> 30 Oradan ayr1lm1_, Celile bölgesinden geçiyorlard1. 0sa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu. 31 Örencilerine ders verirken _öyle diyordu: «0nsanolu, insanlar1n eline teslim edilecek ve öldürülecek, ama öldürüldükten üç gün sonra dirilecek.» 32 Onlar bu sözleri anlam1yor, 0sa'ya soru sormaktan da korkuyorlard1. <p> 33 Kefernahum'a vard1lar. Eve girdikten sonra 0sa onlara, «Yolda aran1zda neyi tart1_1yordunuz?» diye sordu. 34 Hiç birinden ses ç1kmad1. Çünkü yolda aralar1nda kimin en büyük olduunu tart1_m1_lard1. 35 0sa oturup Onikileri yan1na ça1rd1. Onlara _öyle dedi: «Birinci olmak isteyen en sonuncu olsun, herkesin hizmetkâr1 olsun.» 36-37 Küçük bir çocuu al1p orta yere dikti, sonra onu kuca1na alarak onlara _öyle dedi: «Böyle bir çocuu benim ad1m uruna kabul eden, beni kabul etmi_ olur. Beni kabul eden de beni deil, beni göndereni kabul etmi_ olur.» <p> 38 Yuhanna O'na, «Öretmenim» dedi, «senin ad1nla cin kovan birinigördük, ama bizi izleyenlerden olmad11 için ona engel olmaya çal1_t1k.» 39 «Ona engel olmay1n!» dedi 0sa. «Çünkü benim ad1mla mucize yap1p da hemen ard1ndan beni kötüleyecek kimse yoktur. 40 Bize kar_1 olmayan, bizden yanad1r. 41 Size dorusunu söyleyeyim, Mesih'e ait olduunuz için sizlere bir bardak su içiren ödülsüz kalmayacakt1r. <p> 42 «Kim bana iman eden bu küçüklerden birini günaha dü_ürürse, boynuna kocaman bir deirmen ta_1 geçirilip denize at1lmas1 kendisi için daha iyi olur. 43-44 Eer elin seni günaha sokarsa, onu kes. Çolak olarak ya_ama kavu_man, iki el sahibi olarak sönmez ate_e, cehenneme gitmenden iyidir. 45-46 Eer aya1n seni günaha sokarsa, onu kes. Tek ayakl1 olarak ya_ama kavu_man, iki ayak sahibi olarak cehenneme at1lmandan iyidir. 47 Eer gözün seni günaha sokarsa, onu ç1kar1p at. Tanr1'n1n Egemenliine tek gözle girmen, iki göz sahibi olarak cehenneme at1lmandan iyidir. 48 `Oradakileri kemiren kurt ölmez, yakan ate_ de sönmez.' 49 Çünkü herkes ate_le tuzlanacakt1r. 50 Tuz yararl1d1r. Ama tuz tuzluluunu yitirirse, ona tekrar nas1l tat verebilirsiniz? 0çinizde tuz olsun ve birbirinizle bar1_ içinde ya_ay1n!» <p> 10:1 0sa oradan ayr1l1p Yahudiye s1n1rlar1na, ^eria nehrinin ötesine geçti. Çevresinde yine kalabal1klar toplanm1_t1; her zamanki gibi onlara ders veriyordu. 2 Yan1na gelen baz1 Ferisiler O'nu s1namak amac1yla, «Bir erkein, kar1s1n1 bo_amas1 Kutsal Yasa'ya uygun mudur?» diye sordular. 3 0sa kar_1l1k olarak, «Musa size ne buyurdu?» dedi. 4 Onlar, «Musa, erkein bir bo_ kâ1d1 yazarak kar1s1n1 bo_amas1na izin vermi_tir» dediler. 5 0sa onlara, «Musa bu buyruu size yüreklerinizin kat1l11ndan ötürü yazd1» dedi. 6 «Tanr1, yarat1l1_1n ta ba_lang1c1ndan insanlar1 `erkek ve di_i olarak yaratt1.' 7-8 `Bu nedenle adam annesini babas1n1 b1rakacak, kar1s1na balanacak ve ikisi tek bir beden olacaklar.' ^öyle ki, onlar art1k iki deil, tek bedendir. 9 O halde Tanr1'n1n birle_tirdiini insan ay1rmas1n.» 10 Örencileri evde O'na yine bu konuyla ilgili baz1 sorular sordular. 11 0sa onlara, «Kar1s1n1 bo_ay1p ba_kas1yla evlenen, kar1s1na kar_1 zina etmi_ olur» dedi. 12 «Kocas1n1 bo_ay1p ba_kas1yla evlenen kad1n da zina etmi_ olur.» <p> 13 Bu arada baz1lar1 küçük çocuklar1 0sa'n1n yan1na getiriyor, onlara dokunmas1n1 istiyorlard1. Ne var ki, örenciler onlar1 azarlad1lar. 14 0sa bunu görünce k1zd1. Örencilerine, «B1rak1n, çocuklar bana gelsin» dedi. «Onlara engel olmay1n! Çünkü Tanr1'n1n Egemenlii böylelerinindir. 15 Size dorusunu söyleyeyim, Tanr1'n1n Egemenliini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenlie asla giremez.» 16 Çocuklar1 kuca1na ald1, ellerini üzerlerine koyup onlar1 kutsad1. <p> 17 0sa yola ç1karken, biri ko_arak yan1na geldi. Önünde diz çöküp O'na, «0yi öretmenim, sonsuz ya_ama kavu_mak için ne yapmal1y1m?» diye sordu. 18 0sa ona, «Bana neden iyi diyorsun?» dedi. «0yi olan tek biri var, O da Tanr1'd1r. 19 O'nun buyruklar1n1 biliyorsun: `Adam öldürme, zina etme, h1rs1zl1k yapma, yalan yere tan1kl1k etme, kimsenin hakk1n1 yeme, annene babana sayg1 göster.'» 20 Adam, «Öretmenim, bunlar1n hepsini gençliimden beri yerine getiriyorum» dedi. 21 Ona sevgiyle bakan 0sa, «Bir tek eksiin var» dedi. «Git neyin varsa sat, paras1n1 yoksullara ver; böylece gökte hazinen olur. Sonra gel, beni izle.» 22 Bu sözler üzerine adam1n yüzü as1ld1, üzüntü içinde oradan uzakla_t1. Çünkü çok mal1 vard1. 23 0sa çevresine göz gezdirdikten sonra örencilerine, «Varl1kl1 ki_ilerin Tanr1 Egemenliine girmesi ne güç olacak!» dedi. 24 Örenciler O'nun sözlerine _a_t1lar. Ama 0sa onlara yine, «Çocuklar» dedi, «Tanr1'n1n Egemenliine girmek ne güçtür! 25 Devenin ine deliinden geçmesi, zenginin Tanr1 Egemenliine girmesinden daha kolayd1r.» 26 Örenciler büsbütün _a_1rm1_lard1. Birbirlerine, «Öyleyse kim kurtulabilir?» diyorlard1. 27 0sa onlara bakarak, «0nsanlar için bu imkâns1z, ama Tanr1 için deil. Tanr1 için her _ey mümkün» dedi. 28 Petrus O'na, «Bak, biz her _eyi b1rak1p senin ard1ndan geldik» demeye ba_lad1. 29-30 «Size dorusunu söyleyeyim» dedi 0sa, «benim ve Müjde'nin uruna evini, karde_lerini, anne ya da babas1n1, çocuklar1n1 ya da topraklar1n1 b1rak1p da _imdi, bu çada çekecei zulümlerle birlikte yüz kat daha fazla eve, karde_e, anneye, çocua, topraa ve gelecek çada sonsuz ya_ama kavu_mayacak hiç kimse yoktur. 31 Ne var ki, birincilerin birçou sonuncu, sonuncular1n birçou da birinci olacak.» <p> 32-33 Yola ç1km1_ Kudüs'e gidiyorlard1. 0sa önlerinde yürüyordu. Örencileri _a_k1nl1k içindeydi, ard1ndan gelenler ise korkuyorlard1. 0sa Onikileri yine bir yana çekip kendi ba_1na gelecekleri anlatmaya ba_lad1: «^imdi Kudüs'e gidiyoruz» dedi. «0nsanolu, ba_kâhinlerin ve din bilginlerinin eline teslimedilecek. Onlar da O'nu ölüm cezas1na çarpt1racak ve dier uluslara teslim edecekler. 34 O'nunla alay edecek, üzerine tükürecek ve O'nu kamç1lay1p öldürecekler. Ne var ki O, üç gün sonra dirilecek.» <p> 35 Zebedi'nin oullar1 Yakup ile Yuhanna 0sa'ya yakla_1p, «Öretmenimiz, bir dileimiz var, bunu bizim için yapman1 istiyoruz» dediler. 36 0sa onlara, «Sizin için ne yapmam1 istiyorsunuz?» diye sordu. 37 «Sen yüceliine kavu_unca birimize sa1nda, ötekimize de solunda oturma ayr1cal11n1 ver» dediler. 38 «Siz ne dilediinizi bilmiyorsunuz» dedi 0sa. «Benim içeceim kâseden siz içebilir misiniz? Benim vaftiz olaca1m gibi siz de vaftiz olabilir misiniz?» 39-40 «Evet, olabiliriz» dediler. 0sa onlara, «Benim içeceim kâseden siz de içeceksiniz, benim vaftiz olaca1m gibi siz de vaftiz olacaks1n1z» dedi. «Ama sa1mda ya da solumda oturman1za izin vermek benim elimde deil. Bu yerler belirli ki_iler için haz1rlanm1_t1r.» 41 Bunu i_iten dier on örenci Yakup'la Yuhanna'ya k1zmaya ba_lad1lar. 42 0sa onlar1 yan1na ça1r1p _öyle dedi: «Bilirsiniz ki, uluslar1n önderleri say1lanlar, onlar1 egemenlik h1rs1yla yönetirler, ileri gelenleri de onlara a1rl1klar1n1 hissettirirler. 43 Sizin aran1zda böyle olmayacak. Aran1zda büyük olmak isteyen, dierlerinin hizmetkâr1 olsun. 44 Aran1zda birinci olmak isteyen, hepinizin kulu olsun. 45 Çünkü 0nsanolu bile hizmet edilmeye deil, hizmet etmeye ve can1n1 birçoklar1 uruna fidye olarak vermeye geldi.» <p> 46 Sonra Eriha'ya geldiler. 0sa, örencileri ve büyük bir kalabal1kla birlikte Eriha'dan ayr1l1rken, Timay olu Bartimay ad1nda kör bir dilenci yol kenar1nda oturuyordu. 47 Nas1ral1 0sa'n1n orada olduunu duyunca, «Ey Davut Olu 0sa, halime ac1!» diye ba1rmaya ba_lad1. 48 Birçok kimse onu azarlayarak susturmak istediyse de o, «Ey Davut Olu, halime ac1!» diyerek daha çok ba1rd1. 49 0sa durdu, «Ça1r1n onu» dedi. Kör adama seslenerek, «Ne mutlu sana! Kalk, seni ça1r1yor!» dediler. 50 Adam abas1n1 üstünden atarak ayaa f1rlad1 ve 0sa'n1n yan1na geldi. 51 0sa ona, «Senin için ne yapmam1 istiyorsun?» diye sordu. Kör adam, «Rabbuni, gözlerim görsün» dedi. 52 0sa, «Gidebilirsin, iman1n seni kurtard1» dedi. Adam o anda yeniden görmeye ba_lad1 ve yol boyunca 0sa'n1n ard1ndan gitti. <p> 11:1-2 Kudüs'e yakla_1p Zeytin da1n1n yamac1nda bulunan Beytfac1 ile Beytanya'ya geldiklerinde 0sa örencilerinden ikisini _u sözlerle köye gönderdi: «Kar_1n1zdaki köye gidin. Köye girer girmez, üzerine daha hiç kimsenin binmedii, bal1 duran bir s1pa bulacaks1n1z. Onu çözüp bana getirin. 3 Biri size, `Bunu niye yap1yorsunuz?' derse, `Rab'bin ona ihtiyac1 var, hemen geri gönderecek' dersiniz.» 4 Gittiler ve yol üzerinde, bir evin sokak kap1s1n1n yan1nda bal1 bulduklar1 s1pay1 çözdüler. 5 Orada duranlardan baz1lar1, «S1pay1 ne diye çözüyorsunuz?» dediler. 6 Örenciler 0sa'n1n kendilerine söylediklerini tekrarlay1nca, adamlar onlar1 rahat b1rakt1. 7 S1pay1 0sa'ya getirip üzerine kendi giysilerini yayd1lar. 0sa da s1paya bindi. 8 Birçoklar1 giysilerini, baz1lar1 da çevredeki aaçlardan kestikleri dallar1 yola serdiler. 9 Önden gidenler ve arkadan gelenler _öyle ba1r1yorlard1: «Hozana! Rab'bin ad1yla gelene övgüler olsun! 10 Atam1z Davut'un yakla_an egemenlii kutlu olsun! En yücelerde hozana!» 11 0sa Kudüs'e var1nca tap1naa gitti, her taraf1 gözden geçirdi. Sonra vakit ilerlemi_ olduundan Onikilerle birlikte Beytanya'ya döndü. <p> 12 Ertesi gün Beytanya'dan ç1kt1klar1nda 0sa ac1km1_t1. 13 Uzakta, yapraklanm1_ bir incir aac1 görünce belki üzerinde incir bulurum diye yakla_t1. Aac1n yan1na vard11nda yapraktan ba_ka bir _ey bulamad1. Çünkü incir mevsimi deildi. 14 0sa aaca, «Art1k senden hiç kimse bir daha meyve yemesin!» dedi. Örencileri de bunu duydular. <p> 15 Oradan Kudüs'e geldiler. 0sa tap1na1n avlusuna girerek oradaki sat1c1 ve al1c1lar1 d1_ar1 kovmaya ba_lad1. Para bozanlar1n masalar1n1, güvercin satanlar1n sehpalar1n1 devirdi. 16 Yük ta_1yan hiç kimsenin tap1na1n avlusundan geçmesine izin vermedi. 17 Halka ders verirken _unlar1 söyledi: «`Benim evime, tüm uluslar1n dua evi denecek' diye yaz1lmam1_ m1d1r? Ama siz buray1 haydut inine çevirdiniz.» 18 Ba_kâhinler ve din bilginleri bunu duyunca 0sa'y1 yok etmek için bir yol aramaya ba_lad1lar. O'ndan korkuyorlard1. Çünkü bütün halk O'nun öretisine hayrand1. 19 Ak_am olunca 0sa'yla örencileri kentten ayr1ld1. <p> 20 Sabah erkenden incir aac1n1n yan1ndan geçerlerken, aac1n kökten kurumu_ olduunu gördüler. 21 Olay1 hat1rlayan Petrus, «Rabbî, bak! Lanetlediin incir aac1 kurumu_!» dedi. 22 0sa onlara _öyle kar_1l1k verdi: «Tanr1'ya iman edin. 23 Size dorusunu söyleyeyim, kim _u daa, `Kalk, denize at1l!' der ve yüreinde ku_ku duymadan dediinin olaca1na inan1rsa, dilei yerine gelecektir. 24 Bunun için size diyorum ki, duayla dilediiniz her _eyi daha _imdiden alm1_ olduunuza inan1n, dileiniz yerine gelecektir. 25-26 Kalk1p dua ettiiniz zaman, birine kar_1 bir _ikâyetiniz varsa onu ba1_lay1n ki, göklerde olan Baban1z da sizin suçlar1n1z1 ba1_las1n.» <p> 27-28 Yine Kudüs'e geldiler. 0sa tap1nakta gezinirken ba_kâhinler, din bilginleri ve ihtiyarlar O'nun yan1na gelip, «Bunlar1 hangi yetkiyle yap1yorsun, bunlar1 yapma yetkisini sana kim verdi?» diye sordular. 29 0sa da onlara, «Size bir soru soraca1m» dedi. «Bana cevap verin, ben de size bunlar1 hangi yetkiyle yapt11m1 söylerim. 30 Yahya'n1n vaftiz etme yetkisi Tanr1'dan m1yd1, insanlardan m1yd1? Cevap verin bana.» 31 Bunu aralar1nda _öyle tart1_maya ba_lad1lar: «`Tanr1'dan' dersek, `Öyleyse ona niçin inanmad1n1z?' diyecek. 32 Yok eer `insanlardan' dersek...» Halk1n tepkisinden korkuyorlard1. Çünkü herkes Yahya'y1 gerçekten peygamber say1yordu. 33 0sa'ya, «Bilmiyoruz» diye cevap verdiler. 0sa da onlara, «Ben de size bunlar1 hangi yetkiyle yapt11m1 söylemeyeceim» dedi. <p> 12:1 0sa onlara benzetmelerle seslenmeye ba_lad1. «Adam1n biri bir ba dikmi_, çevresini çitle çevirmi_, üzüm s1kmak için bir çukur kazm1_, bir de bekçi kulesi yapm1_. Sonra ba1 bac1lara kiralay1p yolculua ç1km1_. 2 Mevsimi gelince ba1n ürününden kendisine dü_en pay1 almak üzere bac1lara bir köle yollam1_. 3 Bac1lar köleyi yakalay1p dövmü_ ve eli bo_ göndermi_ler. 4 Ba sahibi bu kez onlara bir ba_ka köle yollam1_. Onu da ba_1ndan yaralam1_ ve a_a1lam1_lar. 5 Birini daha yollam1_, ama onu öldürmü_ler. Daha birçok köle yollam1_. Bunlar1n kimini dövmü_, kimini öldürmü_ler. 6 «Ba sahibinin yan1nda tek biri kalm1_, o da sevgili oluymu_. `Olumu sayarlar' diyerek bac1lara en son onu yollam1_. 7 «Ama bac1lar birbirlerine, `Mirasç1 bu' demi_ler, `gelin onu öldürelim, miras bizim olur.' 8 Böylece onu yakalay1p öldürmü_ler ve badan d1_ar1 atm1_lar. 9 «Bu durumda ba1n sahibi ne yapacak? Gelip bac1lar1 yok edecek, ba1 da ba_kalar1na verecek. 10-11 ^u Kutsal Yaz1'y1 okumad1n1z m1? `Yap1c1lar1n reddettii ta_, i_te kö_enin ba_ ta_1 oldu. Rab'bin i_idir bu, gözümüzde harika bir i_!'» 12 0sa'n1n bu benzetmede kendilerinden söz ettiini anlayan Yahudi önderler O'nu tutuklamak istediler; ama halk1n tepkisinden korktuklar1 için O'nu b1rak1p gittiler. <p> 13 Daha sonra 0sa'y1 söyleyecei sözlerle tuzaa dü_ürmek amac1yla Ferisilerden ve Hirodes yanl1lar1ndan baz1lar1n1 O'na gönderdiler. 14 Bunlar gelip 0sa'ya, «Öretmenimiz» dediler, «senin dürüst biri olduunu, kimseyi kay1rmadan, insanlar aras1nda ayr1m yapmadan Tanr1 yolunu dürüstçe örettiini biliyoruz. Sezar'a vergi vermek Kutsal Yasa'ya uygun mu, deil mi? Verelim mi, vermeyelim mi?» 15 Onlar1n ikiyüzlülüünü bilen 0sa _öyle dedi: «Beni neden s1n1yorsunuz? Bana bir dinar getirin bakay1m.» 16 Paray1 getirdiler. 0sa onlara, «Bu resim, bu yaz1 kimin?» diye sordu. «Sezar'1n» dediler. 17 0sa da onlara, «Sezar'1n hakk1n1 Sezar'a, Tanr1'n1n hakk1n1 da Tanr1'ya verin» dedi. 0sa'n1n sözlerine _a_akald1lar. <p> 18-19 Ölümden sonra dirili_ olmad11n1 söyleyen Sadukiler 0sa'ya gelip _unu sordular: «Öretmenimiz, Musa yaz1lar1nda bize _öyle buyurmu_tur: `Eer bir adam1n karde_i ölüp bir dul b1rak1r ama çocuk b1rakmazsa, sa kalan karde_, ölenin kar1s1n1 al1p soyunu sürdürsün.' 20 Yedi karde_ vard1. Birincisi evlendi ve çocuk b1rakmadan öldü. 21 0kincisi ayn1 kad1n1 ald1, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu. 22 Yedisi de çocuksuz öldü. Hepsinden sonra kad1n da öldü. 23 Dirili_ günü, ölümden dirildiklerinde kad1n bunlardan hangisinin kar1s1 olacak? Çünkü yedisi de onunla evlendi.» 24 0sa onlara _öyle kar_1l1k verdi: «Ne Kutsal Yaz1lar1 ne de Tanr1'n1n gücünü biliyorsunuz. Yan1lman1z1n nedeni de bu deil mi? 25 0nsanlar ölümden dirilince ne evlenir ne evlendirilir, göklerdeki melekler gibidirler. 26 Ölülerin dirilmesi konusuna gelince, Musa'n1n kitab1nda, alevlenen çal1yla ilgili bölümde Tanr1'n1n Musa'ya söylediklerini okumad1n1z m1? `Ben 0brahim'in Tanr1s1, 0shak'1n Tanr1s1 ve Yakup'un Tanr1s1y1m' diyor. 27 Tanr1 ölülerin deil, ya_ayanlar1n Tanr1s1d1r. Siz büyük bir yan1lg1 içindesiniz.» <p> 28 Onlar1n tart1_malar1n1 dinleyen ve 0sa'n1n onlara güzel bir cevap verdiini gören bir din bilgini yakla_1p O'na, «Tüm buyruklar1n en önemlisi hangisidir?» diye sordu. 29 0sa _öyle kar_1l1k verdi: «En önemlisi _udur: `Dinle, ey 0srail! Tanr1m1z olan Rab tek Rab'dir. 30 Tanr1n olan Rab'bi bütün yüreinle, bütün can1nla, bütün akl1nla ve bütün gücünle sev.' 31 0kincisi de _udur: `Kom_unu kendin gibi sev.' Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.» 32 Din bilgini 0sa'ya, «0yi söyledin, öretmenim» dedi. «`Tanr1 tektir ve O'ndan ba_kas1 yoktur' demekle doruyu söyledin. 33 0nsan1n Tanr1'y1 bütün yüreiyle, bütün anlay1_1yla ve bütün gücüyle sevmesi, kom_usunu da kendi gibi sevmesi, tüm yak1lmal1k adaklardan ve sunulan kurbanlardan daha önemlidir.» 34 0sa, onun ak1ll1ca cevap verdiini görerek, «Sen Tanr1'n1n Egemenliinden uzak deilsin» dedi. Bundan sonra kimse O'na soru sormaya cesaret edemedi. <p> 35 0sa tap1nakta ders verirken _unu sordu: «Nas1l oluyor da din bilginleri, `Mesih, Davut'un Oludur' diyorlar? 36 Davut'un kendisi, Kutsal Ruh'tan esinlenerek _öyle demi_ti: `Rab Rabbime dedi ki, Ben dü_manlar1n1 senin ayaklar1n1n alt1na serinceye dek sa1mda otur.' 37 Davut'un kendisi O'ndan Rab diye söz ettiine göre, O nas1l Davut'un Olu olur?» Oradaki büyük kalabal1k O'nu sevinçle dinliyordu. <p> 38-39 0sa ders verirken _öyle dedi: «Uzun kaftanlar içinde dola_maktan, meydanlarda selamlanmaktan, havralarda en seçkin yerlere ve _ölenlerde ba_kö_elere kurulmaktan ho_lanan din bilginlerinden sak1n1n. 40 Dul kad1nlar1n mal1n1 mülkünü sömüren, gösteri_ için uzun uzun dua eden bu ki_ilerin cezas1 daha da a1r olacakt1r.» <p> 41 0sa tap1naktaki ba1_ kutusunun kar_1s1nda oturmu_, kutuya para atan halk1 seyrediyordu. Birçok zengin ki_i kutuya büyük paralar att1. 42 Yoksul bir dul kad1n da geldi, birkaç kuru_ deerinde iki bak1r para att1. 43 Örencilerini yan1na ça1ran 0sa onlara _öyle dedi: «Size dorusunu söyleyeyim, bu yoksul dul kad1n kutuya herkesten daha çok para att1. 44 Çünkü dierlerinin hepsi, zenginliklerinden artan1 att1lar. Bu kad1n ise yoksulluuna ramen, var1n1 younu, geçinmek için elinde bulunan1n tümünü verdi.» <p> 13:1 0sa tap1naktan ç1karken örencilerinden biri O'na, «Öretmenim» dedi, «bak, ne görkemli ta_lar! Ne görkemli yap1lar!» 2 0sa ona, «Bu büyük yap1lar1 görüyor musun? Burada ta_ üstünde ta_ kalmayacak, hepsi y1k1lacak!» dedi. 3-4 0sa, Zeytin da1nda, tap1na1n kar_1s1nda otururken Petrus, Yakup, Yuhanna ve Andreya özel olarak kendisine _unu sordular: «Söyle bize, bu dediklerin ne zaman olacak, bütün bunlar1n gerçekle_mek üzere olduunu gösteren belirti ne olacak?» 5 0sa onlara anlatmaya ba_lad1: «Sak1n kimse sizi sapt1rmas1n» dedi. 6 «Birçoklar1, `Ben O'yum' diyerek benim ad1mla gelecek ve birçok ki_iyi sapt1racaklar. 7 Sava_ gürültüleri, sava_ haberleri duyunca korkmay1n. Bunlar1n olmas1 gerek, ama bu daha son demek deildir. 8 Ulus ulusa, devlet devlete sava_ açacak; yer yer depremler, k1tl1klar olacak. Bunlar, doum sanc1lar1n1n ba_lang1c1d1r. 9 «Ama siz kendinize dikkat edin! 0nsanlar sizi mahkemelere verecekler, havralarda dövecekler. Benden ötürü valilerin ve krallar1n önüne ç1kar1lacak, böylece onlara tan1kl1k edeceksiniz. 10 Ne var ki, önce Müjde'nin tüm uluslara duyurulmas1 gerekir. 11 Sizi tutuklay1p mahkemeye verdiklerinde, `Ne söyleyeceiz?' diye önceden kayg1lanmay1n. O anda size ne esinlenirse onu söyleyin. Çünkü konu_acak olan siz deil, Kutsal Ruh olacak. 12 Karde_ karde_ini, baba çocuunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalar1na ba_ kald1r1p onlar1 öldürtecekler. 13 Benim ad1mdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacakt1r. 14 «Y1k1c1 irenç _eyin, bulunmamas1 gereken yerde dikildiini gördüünüz zaman (okuyan anlas1n), Yahudiye'de olanlar dalara kaçs1n. 15 Damda olan, evinden bir _ey almak için a_a1 inmesin, içeri girmesin. 16 Tarlada olan, abas1n1 almak için geri dönmesin. 17 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kad1nlar1n vay haline! 18 Dua edin ki, kaç1_1n1z k1_a rastlamas1n. 19 Çünkü o günlerde öyle bir s1k1nt1 olacak ki, Tanr1'n1n var ettii yarat1l1_1n ba_lang1c1ndan bu yana böylesi olmam1_, ondan sonra da olmayacakt1r. 20 Rab o günleri k1saltmam1_ olsayd1, hiç kimse kurtulamazd1. Ama Rab, seçilmi_ olanlar, kendi seçtii ki_iler uruna o günleri k1saltm1_t1r. 21 Eer o zaman biri size, `0_te Mesih burada', ya da, `0_te _urada' derse, inanmay1n. 22 Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar, mucizeler ve harikalar yaratacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse seçilmi_ olanlar1 sapt1racaklar. 23 Ama siz dikkatli olun. 0_te size her _eyi önceden söylemi_ bulunuyorum. <p> 24-25 «Ama o günlerde, o s1k1nt1dan sonra, `Güne_ kararacak, ay 1_11n1 vermez olacak, y1ld1zlar gökten dü_ecek ve göksel güçler sars1lacak.' 26 «O zaman 0nsanolu'nun bulutlar içinde büyük güç ve görkemle geldiini görecekler. 27 0nsanolu o zaman meleklerini gönderecek, kendi seçtiklerini, yeryüzünün bir ucundan göün öbür ucuna kadar, dört yelden al1p bir araya toplayacak. 28 «0ncir aac1ndan ders al1n. Dallar1 filizlenip yapraklar1n1 sürünce, yaz mevsiminin yak1n olduunu anlars1n1z. 29 Ayn1 _ekilde, bu olaylar1n gerçekle_tiini gördüünüzde bilin ki 0nsanolu yak1nd1r, kap1dad1r. 30 Size dorusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu ku_ak ortadan kalkmayacak. 31 Gök ve yer ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacakt1r. <p> 32 «O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oul bilir; Baba'dan ba_ka kimse bilmez. 33 Dikkat edin, uyan1k durun, dua edin. Çünkü o an1n ne zaman geleceini bilemezsiniz. 34 Bu, yolculua ç1kan bir adam1n durumuna benzer. Evinden ayr1l1rken kölelerine yetki ve birer görev verir, kap1daki nöbetçiye de uyan1k kalmas1n1 buyurur. 35 Siz de uyan1k kal1n. Çünkü evin efendisi ne zaman gelecek, ak_am m1, gece yar1s1 m1, horoz öttüünde mi, sabaha doru mu, bilemezsiniz. 36 Ans1z1n gelip sizi uykuda bulmas1n! 37 Size söylediklerimi herkese söylüyorum; uyan1k kal1n!» <p> 14:1 F1s1h ve Mayas1z Ekmek bayram1na iki gün kalm1_t1. Ba_kâhinlerle din bilginleri 0sa'y1 hileyle tutuklay1p öldürmenin bir yolunu ar1yorlard1. 2 «Bayramda olmas1n, yoksa halk aras1nda karga_al1k ç1kar» diyorlard1. 3 0sa Beytanya'da cüzaml1 Simun'un evinde sofrada otururken yan1na bir kad1n geldi. Kad1n, kaymakta_1ndan bir kap içinde çok deerli, saf hintsümbülü ya1 getirmi_ti. Kab1 k1rarak ya1 O'nun ba_1ndan a_a1 döktü. 4-5 Baz1lar1 buna k1zd1lar; birbirlerine, «Bu ya niçin böyle bo_ yere harcand1? Üç yüz dinardan fazlaya sat1labilir, paras1 yoksullara verilebilirdi» diyerek kad1n1 azarlamaya ba_lad1lar. 6 «Kad1n1 rahat b1rak1n» dedi 0sa. «Neden üzüyorsunuz onu? Benim için güzel bir _ey yapt1. 7 Yoksullar her zaman aran1zdad1r, dilediiniz anda onlara yard1m edebilirsiniz; ama ben her zaman aran1zda olmayaca1m. 8 Kad1n elinden geleni yapt1, beni gömülmeye haz1rlamak üzere daha _imdiden bedenimi yalad1. 9 Size dorusunu söyleyeyim, Müjde dünyan1n her neresinde duyurulursa, bu kad1n1n yapt11 da onun an1lmas1 için anlat1lacak.» 10 Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda 0skariyot, 0sa'y1 ele vermek amac1yla ba_kâhinlerin yan1na gitti. 11 Onlar bunu i_itince sevindiler, Yahuda'ya para vermeyi vaat ettiler. O da 0sa'y1 ele vermek için f1rsat kollamaya ba_lad1. <p> 12 F1s1h kurban1n1n kesildii Mayas1z Ekmek bayram1n1n ilk günü örencileri 0sa'ya, «F1s1h yemeini yemen için nereye gidip haz1rl1k yapmam1z1 istersin?» diye sordular. 13 O da örencilerinden ikisini _u sözlerle önden gönderdi: «Kente gidin, orada su testisi ta_1yan bir adam ç1kacak kar_1n1za. Onu izleyin. 14 Adam1n gidecei evin sahibine _öyle deyin: `Öretmen, örencilerimle birlikte F1s1h yemeini yiyeceim konuk odas1 nerede? diye soruyor.' 15 Ev sahibi size, üst katta dö_enmi_, haz1r büyük bir oda gösterecek. Orada bizim için haz1rl1k yap1n.» 16 Örenciler yola ç1k1p kente gittiler. Her _eyi, 0sa'n1n kendilerine söylemi_ olduu gibi buldular ve F1s1h yemei için haz1rl1k yapt1lar. 17 Ak_am olunca 0sa Onikilerle birlikte geldi. 18 Sofraya oturmu_ yemek yerlerken 0sa, «Size dorusunu söyleyeyim» dedi, «sizden biri, benimle yemek yiyen biri beni ele verecek.» 19 Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, «Beni demek istemedin ya?» diye sormaya ba_lad1lar. 20 0sa onlara, «Onikilerden biridir, ekmeini benimle birlikte sahana bat1rand1r» dedi. 21 «Evet, 0nsanolu kendisi için yaz1lm1_ olduu gibi gidiyor, ama 0nsanolu'nu ele verenin vay haline! O adam hiç domam1_ olsayd1, kendisi için daha iyi olurdu.» 22 0sa yemek s1ras1nda eline ekmek ald1, _ükran duas1n1 yap1p ekmei böldü ve, «Al1n, bu benim bedenimdir» diyerek örencilerine verdi. 23 Sonra bir kâse al1p _ükretti ve bunu örencilerine verdi. Hepsi bundan içti. 24 «Bu benim kan1m» dedi 0sa, «birçoklar1 uruna ak1t1lan antla_ma kan1d1r. 25 Size dorusunu söyleyeyim, Tanr1'n1n Egemenliinde tazesini içeceim o güne dek, asman1n ürününden bir daha içmeyeceim.» 26 Bir ilahi söyledikten sonra d1_ar1 ç1k1p Zeytin da1na doru gittiler. <p> 27 Bu arada 0sa örencilerine, «Hepiniz sendeleyip dü_eceksiniz» dedi. «Çünkü _öyle yaz1lm1_t1r: `Çoban1 vuraca1m, koyunlar da darmada1n olacak.' 28 Ama ben dirildikten sonra sizden önce Celile'ye gideceim.» 29 Petrus O'na, «Herkes sendeleyip dü_se bile, ben dü_mem» dedi. 30 «Sana dorusunu söyleyeyim» dedi 0sa, «bugün, bu gece, horoz iki kez ötmeden sen beni üç kez inkâr edeceksin.» 31 Ama Petrus üsteleyerek, «Seninle birlikte ölmem bile gerekse, seni asla inkâr etmem» dedi. Örencilerin hepsi de ayn1 _eyi söyledi. <p> 32 Sonra Getsemani denilen bir yere geldiler. 0sa örencilerine,«Ben dua ederken siz burada oturun» dedi. 33 Petrus'u, Yakup'u ve Yuhanna'y1 yan1na ald1. Hüzünlenmeye ve a1r bir s1k1nt1 duymaya ba_lam1_t1. 34 Onlara, «Yüreim ölüm derecesinde kederli» dedi. «Burada kal1n, uyan1k durun.» 35 Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapan1p dua etmeye ba_lad1. «Mümkünse o saati ya_amayay1m» dedi. 36 «Abba, Baba, senin için her _ey mümkün, bu kâseyi benden uzakla_t1r. Ama benim deil, senin istediin olsun.» 37 Örencilerinin yan1na döndüünde onlar1 uyumu_ buldu. Petrus'a, «Simun» dedi, «uyuyor musun? Bir saat uyan1k kalamad1n m1? 38 Uyan1k durup dua edin ki, ayart1lmayas1n1z. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.» 39 Yine uzakla_t1, ayn1 sözleri tekrarlayarak dua etti. 40 Geri geldiinde örencilerini yine uyumu_ buldu. Onlar1n göz kapaklar1na bir a1rl1k çökmü_tü. 0sa'ya ne diyeceklerini bilemiyorlard1. 41 0sa üçüncü kez yanlar1na döndü, «Hâlâ uyuyor, dinleniyor musunuz?» dedi. «Yeter! Saat geldi. 0_te 0nsanolu günahkârlar1n eline veriliyor. 42 Kalk1n, gidelim. 0_te beni ele veren geldi!» <p> 43 Tam o anda, 0sa daha konu_urken, Onikilerden biri olan Yahuda ç1kageldi. Yan1nda ba_kâhinler, din bilginleri ve ihtiyarlar taraf1ndan gönderilmi_ k1l1çl1 sopal1 bir kalabal1k vard1. 44 0sa'y1 ele veren Yahuda, «Kimi öpersem, 0sa O'dur. O'nu tutuklay1n, güvenlik alt1na al1p götürün» diye onlarla sözle_mi_ti. 45 Gelir gelmez 0sa'ya yakla_t1, «Rabbî» diyerek O'nu öptü. 46 Onlar da 0sa'y1 yakalay1p tutuklad1lar. 47 0sa'n1n yan1nda bulunanlardan biri k1l1c1n1 çekti, ba_kâhinin kölesine vurup kula1n1 uçurdu. 48 0sa onlara, «Bir haydudun pe_indeymi_ gibi beni k1l1ç ve sopalarla m1 yakalamaya geldiniz?» dedi. 49 «Her gün tap1nakta, yan1ba_1n1zda ders veriyordum, beni tutuklamad1n1z. Ama bu, Kutsal Yaz1lar yerine gelsin diye oldu.» 50 O zaman örencilerinin hepsi O'nu b1rak1p kaçt1. 51 0sa'n1n ard1ndan sadece keten beze sar1nm1_ bir genç gidiyordu. Bu genç de yakaland1. 52 Ama keten bezin içinden s1yr1l1p ç1plak olarak kaçt1. <p> 53 0sa'y1 görevli ba_kâhine götürdüler. Bütün ba_kâhinler, ihtiyarlar ve din bilginleri de orada topland1. 54 Petrus, 0sa'y1 ba_kâhinin avlusunun içine kadar uzaktan izledi. Avluda nöbetçilerle birlikte ate_in ba_1nda oturup 1s1nmaya ba_lad1. 55 Ba_kâhinler ve Yüksek Kurul'un tamam1, 0sa'y1 ölüm cezas1na çarpt1rmak için kendisine kar_1 tan1k ar1yor, ama bulam1yorlard1. 56 Birçok ki_i O'na kar_1 yalan yere tan1kl1k ettiyse de, tan1kl1klar1 birbirini tutmad1. 57-58 Baz1lar1 kalk1p O'na kar_1 yalan yere _öyle tan1kl1k ettiler: «Biz O'nun, `Elle yap1lm1_ bu tap1na1 y1kaca1m ve üç günde, elle yap1lmam1_ ba_ka bir tap1nak kuraca1m' dediini i_ittik.» 59 Ama bu noktada bile tan1kl1klar1 birbirini tutmad1. 60 Sonra ba_kâhin topluluun ortas1nda ayaa kalkarak 0sa'ya, «Hiç cevap vermeyecek misin? Nedir bunlar1n sana kar_1 ettii bu tan1kl1klar?» diye sordu. 61 Ne var ki, 0sa susmaya devam etti, hiç cevap vermedi. Ba_kâhin O'na yeniden, «Yüce Olan'1n Olu Mesih sen misin?» diye sordu. 62 0sa, «Ben'im» dedi. «Ve sizler, 0nsanolu'nun kudretli Olan'1n sa1nda oturduunu ve göün bulutlar1yla geldiini göreceksiniz.» 63-64 Ba_kâhin giysilerini y1rtarak, «Art1k tan1klara ne ihtiyac1m1z var?» dedi. «Küfürü i_ittiniz. Buna ne diyorsunuz?» Hepsi de 0sa'n1n ölüm cezas1n1 hak ettiine karar verdiler. 65 Baz1lar1 O'nun üzerine tükürmeye, gözlerini balayarak O'nu yumruklamaya ba_lad1lar. «Haydi, peygamberliini göster!» diyorlard1. Nöbetçiler de O'nu aralar1na al1p tokatlad1lar. <p> 66-67 Petrus a_a1da, avludayken, ba_kâhinin hizmetçi k1zlar1ndan biri geldi. Is1nmakta olan Petrus'u görünce onu dikkatle süzüp, «Sen de Nas1ral1 0sa'yla birlikteydin» dedi. 68 Petrus ise bunu inkâr ederek, «Senin neden söz ettiini bilmiyorum, anlam1yorum» dedi ve d1_ar1ya, d1_ kap1n1n önüne ç1kt1. Bu arada horoz öttü. 69 Hizmetçi k1z Petrus'u görünce etrafta duranlara yine, «Bu adam onlardan biri» demeye ba_lad1. 70 Petrus tekrar inkâr etti. Çevrede duranlar az sonra Petrus'a yine, «Gerçekten onlardans1n; sen de Celilelisin» dediler. 71 Petrus kendine lanet okuyup yemin ederek, «Sözünü ettiiniz o adam1 tan1m1yorum» dedi. 72 Tam o anda horoz ikinci kez öttü. Petrus, 0sa'n1n kendisine, «Horoz iki kez ötmeden sen beni üç kez inkâr edeceksin» dediini hat1rlad1 ve hüngür hüngür alamaya ba_lad1. <p> 15:1 Sabah olunca ba_kâhinler, ihtiyarlar, din bilginleri ve Yüksek Kurul'un tüm dier üyeleri bir dan1_ma toplant1s1 yapt1ktan sonra 0sa'y1 balad1lar, götürüp Pilatus'a teslim ettiler. 2 Pilatus O'na, «Sen Yahudilerin Kral1 m1s1n?» diye sordu. 0sa ona, «Söylediin gibidir» cevab1n1 verdi. 3 Ba_kâhinler O'na kar_1 birçok suçlamada bulundular. 4 Pilatus O'na yeniden, «Hiç cevap vermeyecek misin?» diye sordu. «Bak, seni ne kadar çok _eyle suçluyorlar.» 5 Ama 0sa art1k cevap vermiyordu. Pilatus buna _a_t1. <p> 6 Pilatus, her F1s1h bayram1nda halk1n istedii bir tutukluyusal1verirdi. 7 O s1rada hapishanede, ayaklanma s1ras1nda adam öldürmü_ olan isyanc1larla birlikte tutuklu bulunan Barabas ad1nda biri vard1. 8 Halk, Pilatus'a gelip her zamanki gibi kendileri için birini sal1vermesini istedi. 9 Pilatus onlara, «Sizin için Yahudilerin Kral1n1 sal1vermemi ister misiniz?» dedi. 10 Ba_kâhinlerin 0sa'y1 k1skançl1ktan ötürü kendisine teslim ettiklerini biliyordu. 11 Ne var ki ba_kâhinler, 0sa'n1n deil, Barabas'1n sal1verilmesini istemeleri için halk1 k1_k1rtt1lar. 12 Pilatus onlara tekrar seslenerek, «Öyleyse Yahudilerin Kral1 dediiniz adam1 ne yapay1m?» diye sordu. 13 «O'nu çarm1ha ger!» diye ba1rd1lar yine. 14 Pilatus onlara, «O ne kötülük yapt1 ki?» dedi. Onlar ise daha yüksek sesle, «O'nu çarm1ha ger!» diye bar1_t1lar. 15 Halk1 memnun etmek isteyen Pilatus, onlar için Barabas'1 sal1verdi. 0sa'y1 ise kamç1latt1ktan sonra çarm1ha gerilmek üzere askerlere teslim etti. <p> 16 Askerler 0sa'y1, Pretoryum denilen vali kona1na götürüp tüm taburu toplad1lar. 17 O'na mor renkte bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp ba_1na geçirdiler. 18 «Selam, ey Yahudilerin Kral1!» diyerek O'nu selamlamaya ba_lad1lar. 19 Ba_1na bir kam1_la vuruyor, üzerine tükürüyor, diz çöküp önünde yere kapan1yorlard1. 20 O'nunla böyle alay ettikten sonra mor giysiyi üzerinden ç1kar1p O'na yine kendi giysilerini giydirdiler ve çarm1ha germek üzere O'nu d1_ar1 götürdüler. <p> 21 K1rdan gelmekte olan Simun ad1nda Kireneli bir adam oradan geçiyordu. 0skender ve Rufus'un babas1 olan bu adama 0sa'n1n çarm1h1n1 zorla ta_1tt1lar. 22 0sa'y1 Golgota, yani Kafatas1 denilen yere götürdüler. 23 O'na mürle kar1_1k _arap vermek istediler, ama içmedi. 24 Sonra O'nu çarm1ha gerdiler ve kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralar1nda payla_t1lar. 25 0sa'y1 çarm1ha gerdiklerinde saat dokuzdu. 26 Üzerindeki suç yaftas1nda, `YAHUD0LER0N KRALI' diye yaz1l1yd1. 27-28 0sa'yla birlikte, biri sa1nda öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarm1ha gerdiler. 29-30 Oradan geçenler ba_lar1n1 sallay1p 0sa'ya sövüyor, «Hani sen tap1na1 y1k1p üç günde yeniden kuracakt1n? Çarm1htan in de kurtar kendini!» diyorlard1. 31 Ayn1 _ekilde ba_kâhinler ve din bilginleri de O'nunla alay ederek aralar1nda, «Ba_kalar1n1 kurtard1, kendini kurtaram1yor» diye konu_uyorlard1. 32 «0srail'in Kral1 Mesih _imdi çarm1htan insin de görelim ve iman edelim.» 0sa'yla birlikte çarm1ha gerilmi_ olanlar da O'na hakaret ettiler. <p> 33 Bütün ülkenin üzerine öleyin saat on ikiden saat üçe kadar süren bir karanl1k çöktü. 34 Saat üçte 0sa yüksek sesle, «Elohi, Elohi, lema _evaktani» yani, «Tanr1m, Tanr1m, beni niçin terk ettin?» diye ba1rd1. 35 Orada duranlardan baz1lar1 bunu i_itince, «Bak1n, 0lyas'1 ça1r1yor» dediler. 36 Aralar1ndan biri ko_up bir süngeri ek_i _araba bat1rd1, bir kam1_1n ucuna takarak 0sa'ya içirdi. «Dur bakal1m, 0lyas gelip O'nu indirecek mi?» dedi. 37 Ama 0sa yüksek sesle ba1rarak son nefesini verdi. 38 O anda tap1naktaki perde yukar1dan a_a1ya dek y1rt1larak ikiye bölündü. 39 0sa'n1n kar_1s1nda duran yüzba_1, O'nun bu _ekilde son nefesini verdiini görünce, «Bu adam gerçekten Tanr1'n1n Oluydu» dedi. 40 Olup bitenleri uzaktan izleyen baz1 kad1nlar da vard1. Aralar1nda Mecdelli Meryem, küçük Yakup ile Yose'nin annesi Meryem ve ^alome bulunuyordu. 41 0sa daha Celile'deyken bu kad1nlar O'nun pe_inden gitmi_ ve O'na hizmet etmi_lerdi. O'nunla birlikte Kudüs'e gelmi_ olan daha birçok kad1n da olup bitenleri izliyordu. <p> 42-43 O gün Haz1rl1k günü, yani Sept gününden önceki gündü. Art1k ak_am oluyordu. Bu nedenle, Yüksek Kurul'un sayg1n bir üyesi olup Tanr1'n1n Egemenliini ümitle bekleyen Aramatyal1 Yusuf geldi, cesaretini toplayarak Pilatus'un huzuruna ç1kt1 ve 0sa'n1n cesedini istedi. 44 Pilatus, 0sa'n1n bu kadar çabuk ölmü_ olmas1na _a_t1. Yüzba_1y1 ça1r1p, «Öleli çok oldu mu?» diye sordu. 45 Yüzba_1dan durumu örenince Yusuf'a, cesedi almas1 için izin verdi. 46 Yusuf da keten bez sat1n ald1, cesedi çarm1htan indirip beze sard1 ve kayadan oyulmu_ bir mezara yat1rarak mezar1n giri_ine bir ta_ yuvarlad1. 47 Mecdelli Meryem ile Yose'nin annesi Meryem, 0sa'n1n nereye konulduunu gördüler. <p> 16:1 Sept günü geçince, Mecdelli Meryem, Yakup'un annesi Meryem ve ^alome gidip 0sa'n1n cesedine sürmek üzere baharat sat1n ald1lar. 2 Haftan1n ilk günü sabah çok erkenden, güne_in dou_uyla birlikte mezara gittiler. 3 Aralar1nda, «Mezar1n giri_indeki ta_1 bizim için kim yana yuvarlayacak?» diye konu_uyorlard1. 4 Ba_lar1n1 kald1r1p bak1nca, o kocaman ta_1n yana yuvarlanm1_ olduunu gördüler. 5 Mezara girip sa tarafta, beyaz kaftan giyinmi_ genç bir adam1n oturduunu görünce çok _a_1rd1lar. 6 Adam onlara, «^a_1rmay1n!» dedi. «Siz çarm1ha gerilmi_ olan Nas1ral1 0sa'y1 ar1yorsunuz. O dirildi, burada yok. 0_te O'nu yat1rd1klar1 yer. 7 ^imdi O'nun örencilerine ve Petrus'a gidip _öyle deyin: `0sa sizden önce Celile'ye gidiyor. Size bildirdii gibi, kendisini orada göreceksiniz.'» 8 Kad1nlar mezardan ç1k1p kaçt1lar. Onlar1 bir titreme, bir _a_k1nl1k alm1_t1. Korkular1ndan kimseye bir _ey söylemediler. <p> 9 0sa, haftan1n ilk günü sabah erkenden dirildii zaman önce Mecdelli Meryem'e göründü. Bu kad1ndan yedi cin kovmu_tu. 10 Meryem gitti, 0sa'yla bulunmu_ olan, _imdiyse yas tutup gözya_1 döken örencilerine haberi verdi. 11 Ne var ki onlar, 0sa'n1n diri olduunu ve Meryem'e göründüünü duyunca inanmad1lar. 12 Bundan sonra 0sa k1rlara doru yürümekte olan örencilerinden ikisine dei_ik bir biçimde göründü. 13 Bunlar geri dönüp dierlerine haber verdiler, ama dierleri bunlara da inanmad1lar. 14 0sa daha sonra, sofrada otururlarken Onbirlere göründü. Kendisini dirilmi_ olarak görenlere inanmad1klar1 için imans1zl1klar1ndan ve yüreklerinin duygusuzluundan ötürü onlar1 azarlad1. <p> 15 0sa onlara _öyle buyurdu: «Dünyan1n her yan1na gidin, Müjde'yi bütün yarat1l1_a duyurun. 16 0man edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek. 17-18 0man edenlerle birlikte görülecek belirtiler _unlard1r: benim ad1mla cinleri kovacaklar, yeni diller konu_acaklar, y1lanlar1 elleriyle tutacaklar. Öldürücü bir zehir içseler bile, bundan zarar görmeyecekler. Ellerini hastalar1n üzerine koyacaklar ve hastalar iyile_ecek.» 19 Rab 0sa onlara bu sözleri söyledikten sonra göe al1nd1 ve Tanr1'n1n sa1nda oturdu. 20 Örencileri de gidip Tanr1 sözünü her yere yayd1lar. Rab onlarla birlikte çal1_1yor, görülen belirtilerle sözünü doruluyordu. <p> <script type="text/javascript" src="http://feedjit.com/map/?bc=ffffff&amp;tc=494949&amp;brd1=336699&amp;lnk=494949&amp;hc=336699&amp;dot=ff0000"></script><noscript><a href="http://feedjit.com/">Feedjit Live Blog Stats</a></noscript>